Mücahid olmak isteyen, fakat nefsine karşı cihadı birtürlü başaramayan
Allahın alçak kulu…

Özel bir yanım yok, Allahın günahkar aciz kuluyum, eksiklerim kusurlarım çok fakat en azından bunların bilincindeyim, Allaha imanım tam ve kendimi toparlama derdindeyim. İtikadi açıdan Maturudi yani ehli-sünnet çizgsini benimsiyorum, geleneksel İslamı savunuyorum, fıkhi açıdan Hanefi mezhebindenim, kim olursa olsun doğruları alırım, yanlışları tenkid ederim fakat tekfirci değilim, hangi grubtan, cemaatten, mezhepten olursa olsun ehli kıble tekfir edilmez ölçüsüyle hareket ederim.

Aslında bu siteyi kendi şahsi manevi nefis terbiyem için açtım, gafletten kurtulmak için, nefis nasihat dinler prensibi gereği önemsediğim nefsime hatırlatmak istediğim konuları seçiyorum, bazende kafa karışıklğına sebep olabilecek tartışmalı vesvese konulara giriyorum, kaynaklarını göstererek cevaplarını ekliyorum, sadece kendim değil başkalarıda istifade etsin diye açıktan paylaşıyorum, dileyen istifade eder, dileyen tenkid eder, bir yanlışımı gördüğünüzde yorum kısmında beni düzeltmenizi rica ederim.

Temel amacım bu dini yaşamak ve yaşatmaktır, nefsime kolaylaştırmaktır. “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız; müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz” hadisi, İslam’ın temel ilkesinin rahmet, kolaylık ve insanları kazanmak olduğunu vurgular. Buhâri ve Müslim’de geçen bu nebevi tavsiye, özellikle dinin öğretilmesi ve insan ilişkilerinde zorluk çıkarmak yerine pratik çözümlerle insanları teşvik etmeyi emreder. 

Hadis-i Şerif’in Temel Mesajları:

Nefret Ettirmemek: İnsanların kalplerinde ürkeklik veya nefret oluşturacak şiddetli tavırlardan kaçınmak.

Kolaylaştırmak: İbadetleri veya işleri yaparken en pratik ve insan gücüne uygun olanı seçmek.

Zorlaştırmamak: Süreçleri bürokrasiyle boğmamak veya dini emirleri korkutucu/ağır bir yük gibi sunmamak.

Müjdelemek: İnsanları dinten veya iyilikten soğutmak yerine, ümit verip teşvik etmek.

Her binanın yangın merdiveni vardır, kanunen olmalıdır da. Acil çıkış yerleri insanlara ümit verir, tehlikeli zamanlarda o yollar bir ümit kapısıdır. Aynen öyle de, başımıza gelen ya da karşılaştığımız her zorlukta da çıkış kapıları, yolları vardır. Fakat bu yolları bilmezsek ümitsizliğin kollarında ezilir dururuz.

Allah buyuruyor: “Bizim uğrumuzda MÜCAHADE edenlere gelince, ELBETTE BİZ ONLARA YOLLARIMZI GÖSTERİRİZ ! Şüphesiz ki Allah, her zaman iyi davrananlarla beraberdir.” Ankebut Suresi 69

Büyük cihad, İslam geleneğinde insanın kendi nefsinin kötü arzularına, bencilliğine ve şeytana karşı verdiği manevi mücadele, ahlaki eğitim ve kalp temizliği olarak tanımlanır. “En büyük cihat” olarak nitelendirilen bu süreç, zâhiri (fiziksel) savaştan daha zor ve uzun süren bir “nefis terbiyesi” (mücahede) olarak kabul edilir. 

İşte bu sitenin amacı bunu başarmanın yollarını arayıp bulmaktır, yaşamak ve yaşatmaktır!