Soru Detayı:
Günah nefsine yenik düsüp hevasına/tutkularına boyun eğmektir! Günahin manasi budur ve her mümin günah isleyebilir,bu ehli-sünnet ölcülerine göre sabittir! ben böyle biliyorum.
Fakat Kuranda “(Rasûlüm!) Şimdi bana haber ver: Heva (ve heves) ini (nefsinin istek ve tutkularını) ilah edinmiş; kendisini, bir ilim üzerine, Allah şaşırtmış; kulağını, kalbini mühürlemiş; gözüne de bir perde germiş bir kimseye, Allah’tan başka kim hidâyet edebilir? Hâlâ iyi düşünmeyecek misiniz?” [Câsiye suresi, 23] ve hadiste “Allah’tan başka kendilerine ibadet olunan sahte ilâhların Allah yanında en kötüsü, kişinin hevasıdır” belirtilen ‘hevasını ilâh edinenin’ manasi hakkinda İbn Cerir (rh.) “Allah’ın koyduğu helal ve haramı dikkate almadan nefsinin arzusuna göre davranan kimse, nefsini ilah edinmiş olur” der. El-Cessâs (rh.) ise, “Böyle bir kimse, Allah’a itaat ettiği gibi nefsine itaat eder” te’vilinde bulunur. Allâme Zemahşeri’nin (rh.) tefsirinde de, “Nefsinin yönlendirdiği gibi hareket eden kimse, nefsine tıpkı Allah’a itaat ettiği gibi itaat etmektedir” tesbiti vardır….
Oysa ehli-sünnet ölcülerine göre ameller imandan bir cüz sayilmiyor ve nefsin hevasina uyup günah isleyen bir mümin dinden cikmiyor.Bu ayet ve hadise göre ise nefsin hevasına/tutkularına boyun eğdiğimizde, bir puta tapan kadar şirk suçu işlemekteyiz. Bu celiski degilmi? Imanimiz var oldugu halde ve hatanin bilincinde oldugumuz halde irademize yenik düsüp günah isledigimizde bir puta tapan kadar şirk suçumu işlemekteyiz?
Cevap
Değerli kardeşimiz,
Burada hevasına uyarak dinden çıkanlardan bahsedilmektedir.
“Gördün mü hevâsını ilah edineni? Onun üzerine sen mi vekil olacaksın?” (Furkan, 25/43)
Mevdudi “Tefhimu’l-Kur’ân” adlı eserinde, bu ayetin tefsirinde şöyle demektedir: “Hevâsını ilah edinen, arzu ve tutkularının kölesi olandır. İlahına ibadet eden biri gibi o da tutkularına ibadet etmektedir.”
Hz. Ebu Hûreyre’den rivayet olunan bir hadis-i şerifte Hz. Peygamber (asm) şöyle buyurmuşlardır:
“Allah’tan başka kendilerine ibadet olunan sahte ilahların, Allah yanında en kötüsü, kişinin hevâsıdır.”
Kur’an diğer bir yerde de şöyle buyurmaktadır:
“Gördün mü hevasını ilah edinip Allah’ın bir ilim üzerinde saptırdığı ve kulağı ve kalbi üzerine mühür koyup görme gücünün üzerine de perde çektiği kimseyi? Artık, Allah’tan sonra onu kim hürriyete erdirir? Düşünüp hatırlamaz mısınız?” (Casiye, 45/23).
Bu ayetten de anlaşılacağı gibi kişi arzularını, nefsinin tutku ve eğilimlerini, yani hevasını tanrılaştırdığı zaman “zan”dan kaynaklanan bir bilgi üzerinde sapıtmakta, kulağı ve kalbi mühürlenip gerçek görme gücünü yitirmektedir. Böyle bir kişinin artık doğru yola gelmesi mümkün değildir. Kur’an çoğul olarak bu kişilerden söz ederken, heva kelimesinin de çoğul şekli olan “ehva” kelimesini kullanır. Bu, hevasına uyan her kimsenin hevasının diğerinden ayrı ve farklı olduğunu gösterir.
Hevalarına uyan kişilerin egemen olduğu bir toprak parçasında fesadın yaygınlaşmaması mümkün değildir. Kişilerin hevâları çatışır ve bunun sonucu olarak “fitne” kabarır, “fesat” artar, yeryüzü zulmün, haksızlığın, öldürmelerin, işkencelerin merkezi haline gelir. Kur’an, Allah Rasûl’ü (asm) hakkında “O hevadan konuşmaz, onun söylediği ancak vahyedilmiş bir vahydir.” (Necm, 53/3-4) buyurmaktadır. (bk. Harun ÜNAL, Şamil İslam Ans.)
İnsan şu ölümlü hayata birtakım duygularla gözlerini açar. O kadar ki birtakım arzu ve heveslerine sınır koymayacak kadar ihtirasa bürünür. Şüphesiz onda doğuştan mevcut olan bu duygular dünya hayatına canlılık, hareket, renk ve mana kazandırır. Ancak kontrol dışı bırakılır da din, ahlâk ve ilimle yönlendirilmez, yani meşru bir sınırda tutulmazsa, çok zararlı sonuçlar doğurur. En azından maddeyi hedef seçmesine, onu bir bakıma ilâhlaştırmasına sebep olabilir. Öylece kişinin bütün istek ve enerjisini, düşünce ve yeteneğini bu istikamete çevirip kanalize eder.
Akıl, din ile birleşip duygu ve düşüncelerimizi iyiye, doğruya, güzele, tek kelimeyle meşru çizgide tutmaya döndürür de yaratılanla yaratan arasında kulluk ve ilâhlık ilgi ve irtibatını sağlarsa, insan duygularının esiri veya uydusu olmaktan kurtulur. Böylece gerçek hayat için dünya nimetlerinin birer araç olduğunu; asıl amacın ilâhî rıza doğrultusunda bu araçları bilerek yerinde kullanmak suretiyle Allah’a tertemiz kavuşmak bulunduğunu anlar.
İlgili âyetle bu inceliğe dikkatler çekilirken, Mekke’nin ileri gelen şımarıklarının kendi arzu ve heveslerini nasıl ilâhlaştırdıkları misal veriliyor. Çoğunun bu yüzden nefislerinin sınır tanımaz isteklerine mağlup olarak Kur’ân’a ve Hz. Peygamber’e (asm) amansız birer düşman kesildiğine işaret yoluyla atıf yapılıyor. (Celal Yıldırım, İlmin Işığında Asrın Kur’an Tefsiri, 8/4316.)
Selam ve dua ile…
Sorularla İslamiyet
Deutsch
Kur’an-ı Kerim sureleri günümüzde neden nüzul sırasına göre sıralanmamıştır; günümüzdeki sıralama neye göre yapılmıştır?
Kur’an-ı Kerim’in iniş (nüzul) sırasına göre değil de günümüzdeki tertibiyle (Mushaf sırası) kitaplaşması, vahiylerin kronolojik bir tarihçe değil, ilahi hikmet, konu bütünlüğü ve konu odaklı bir [...]
Bir mürşide intisap etmeden kendimize göre zikir çekebilir miyiz?
Tek başına zikir çekmek İslamiyet’te caizdir ve oldukça faziletli bir ibadettir . Kur’an-ı Kerim’de Allah’ı ayaktayken, otururken veya yatarken zikredenler övülmüştür, bu da zikrin her an [...]
Kaza namazı hangi vakitlerde kılınabilir, belli bir vakti var mıdır?
En doğrusu ve en kurtarıcısı, namazın borcundan kurtulmaktır. Üç kerahet vakti dışında nerede ve ne zaman olursa olsun, bir vakit, bir günlük gibi ayrıntılara girmeden kaza [...]
Peygamberimiz’in bazı kötü amelleri işleyenlere lanet etmesi ne anlama geliyor?
Soru Detayı Imam Gazali “Dilin Afetleri ve Lanet” konusu açıklanan bir eserinde şunları yazıyor: “Lanet,” ‘Allah kâfiri, lanetin sebebi olan küfür üzerinde sabit kılsın.’ demek gibidir. [...]
İrademize yenik düşüp nefsimizin hevasına uyarak günah işlediğimizde kuranda ve hadislerde belirtilen “Hevasını ilâh edinen” lerden olup şirk suçumu işlemiş oluyoruz?
Soru Detayı: Günah nefsine yenik düsüp hevasına/tutkularına boyun eğmektir! Günahin manasi budur ve her mümin günah isleyebilir,bu ehli-sünnet ölcülerine göre sabittir! ben böyle biliyorum. Fakat Kuranda [...]
“HEPSİ BENİM”… Hayra vesile olan o hayrın sahibimidir? O hayırdan menfaatlanma hakkına sahibmidir?
Soru: Hayra vesile olan o hayrın sahibimidir? O hayırdan menfaatlanma hakkına sahibmidir? 2 kisi 15 yil önce bir isyeri acti, kimin patron oldugu belirlenmedi, sözlesmeye göre [...]
Gerçek fedakârlık; bugün neyi Allah için verebildiğimizle ölçülür !
İnsan bazen büyük sözler söyler… Ama mesele söz değil, yaşadığımız hayattır. Gerçek fedakârlık; bugün neyi Allah için verebildiğimizle ölçülür. Uykumuzdan, vaktimizden, paramızdan… Neyi feda edebiliyoruz? Çünkü [...]
Üzerinde çok fazla kaza namazı borcu olanlar hergün bir günlük kaza namazı yerine yarım günlük kılabilirmi?
Azda olsa, önemli olan devamlılıktır ! Tüm ehli-sünnet mezhepleri kaza namazı olanların geçmiş namazlarını bir an önce kaza etmelerinin (kılmalarının) esas olduğunu, mazeretsiz olarak namazı kasten [...]
Kur’an ve Sünnet Işığında Cariyeler ve Sömürülen Cinsellikleri
İslam’da Kölelik ve Cariyelik – Ali Rıza DEMİRCAN Kitabın özeti: Kurduğu Savaş Esirliği Sistemi ile gücü kırılan ve stratejik hedefleri tahrip edilen düşmandan esir alınmasını onaylayan [...]
Pornografi Bağımlılığı Kendiliğinden Geçmeyecek
‘Allah’ım sükunet bulacağım eşim yokken cinsel arzularımın şiddetlenmesinden sana sığınırım.’(Ebu’d-Derda r.a) İstenmeyen cinsel davranışlarla mücadele edenlerin yaptıkları genel hatalardan biri bu davranışları herkesten gizlemek ve bu [...]
Yatsı namazının vakti ne zamandır? İmsak vakti ne zaman girer? Vaktin girdigi yerde takdir olmaz!
‘Şafak kırmızılıktır, kırmızı şafak kaybolunca yatsı namazının vakti girer. İmsak vakti, beyazlığın ufuk üzerinde ilk görüldğü vakittir.‘ Nemâzın sahîh olması için, hem vaktinde kılmak ve hem [...]
Her belaya uğrayan kötü değildir, aksine…
İnsanlara bela, iki sebepten gelir. Ya işlediği günahlar yüzünden veya günahsız da olsa derecesinin yükselmesi için. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:(Küçük-büyük her musibet, affedilecek bir günah veya [...]
Ölmeden önce öleni Allah diriltir
Kim bu diinyanın perdelerinden ve karanlık vasıflanndan sıyrılarak iradi ölümü tadabilirse, Allah onu kendi yardımıyla tekrar diriltir. Kim bu diinyanın perdelerinden ve karanlık vasıflanndan sıyrılarak iradi [...]
Nefs, bir putmu? Nefsine boyun eğen, puta tapmış olurmu?
Bu arkadaşın böyle bir iddiası var: Kerem Önder “Nefs, bir puttur ve nefsine boyun eğen, puta tapmış olur!” / Kerem Önder” Nefs bir putsa ozaman her [...]
Mastürbasyon Yapmanın Hükmü – Porno izlemek günah mıdır?
Mastürbasyon her zaman haram değildir… Mastürbasyon Yapmanın Hükmü Mastürbasyon Yapmak Günah mı.? Müstehcen Filmlerin Zararları Porno izlemek günah mıdır? Ali Rıza Demircan Yani diyorki, izlemek dahil [...]
Günahtan kaçmak sevaptan önce gelir – Haramı Terk Etmek Farzdır
Günahtan Kaçınmak farzlardan Öncemi Gelir? Günahi terk etmek ibadet etmekten önceliklidir diye biliyorum. Bu eger dogruysa bunu mesela namaz acisindan nasil degerlendirmeliyiz. Namaz ibadetini terk etmekte [...]
Onlar, yaptıklarında bile bile ısrar etmezler
Yüce Rabbimiz, Kur’ân-ı Kerîm’de müminleri “Onlar çirkin bir şey yaptıkları veya kendilerine kötülük ettikleri zaman Allah’ı hatırlarlar da hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Zaten günahları Allah’tan başka [...]
İslamda sağlık ve can güvenliği önceliklidir
Islam hukukuna göre hayatta kalabilmek icin haramlar helal olur! İslam’da can güvenliği, “Zarurât-ı Hamse” (beş temel esas) içinde ilk sırada yer alan en dokunulmaz haktır. Haksız [...]
Kim ALLAH için Bir Haramı Terkederse, Allah daha hayırlısını verir
Ebu Katade ve Ebu’d-Dehma (r.a), Beytullah’a çokça sefer yaparlar, çok haccederlerdi. O ikisi şöyle anlattılar: Bir defasında çöl ehlinden bir kişinin yanına vardık. Ona: “Hiç Rasulullah [...]
Üzerime yüz kere yemin kefareti vacip olsun diyen kişi ne yapmalı?
Soru Detayı – Gençliğimde bir olay üzerine “şunu yaparsam üzerime yüz kere yemin kefareti vacip olsun” demiştim. Yemini bozdum. Günahtan nasıl kurtulabilirim? – Yemini ederken çokluk belirtmiştim. [...]
Kefaret orucu nasıl tutulur? Birden fazla oruç bozan kimseye kaç defa kefaret gerekir? Ramazan orucunu tutmamak kefaret gerektirir mi?
Cevap Değerli kardeşimiz, Ramazan ayında farz olan oruç tutulduğu için bu ayda kefaret orucu tutulmaz. Diğer ayların hepsinde kefaret orucu tutulabilir. Ramazan ayında, hiçbir özür yokken, [...]
Allah’ın kabul edeceği tövbe
Nisâ Suresi – 17-18 . Ayet Tefsiri Meal (Kur’an Yolu) ﴾17﴿ Allah’ın kabul edeceği tövbe, ancak bilmeden kötülük edip de sonra tez elden pişmanlık getirenlerin tövbesidir; [...]
Ahir Zamanda İyiler Kötü, Kötüler İyi Kabul Edilecektir
Ahir zaman alameti “İyiyi kötü, kötüyü iyi kabul ettiğiniz bir zamanda haliniz ne olur?” (hadis) At izinin it izine karıştığı bir dönemde şu aşağdaki ayeti uygulamaz, [...]
Favori Kitap Siteleri
https://kitapdunyasi.eu https://www.deinbuchshop.de/
Nefsimizi namaza alıştırmak için namazın sadece farzını kılıp sünnetleri terketmek günahmı?
Hiç namaz kılmayan biri kendini namaza alıştırmak için farzlar ile başlarsa bu tabiki hic kılmamaktan iyidir. Sünnetleride kılsa daha iyi olur ama önemli olan farzdır ve [...]
Sarhoşken namaz kılınabilir mi? İçki Nasıl Kaldırıldı? Tedriç metodu nedir?
Öncelikle belirtmek gerekir ki, alkollü içki ve uyuşturucu kullanmak haramdır. Bu sebeple bir Müslümanın alkollü içki içmesi ve uyuşturucu kullanması düşünülemez. Ancak her nasılsa bu haramı [...]
Günah İşlediğimizde Hemen Yazılır mı?
İşlediğimiz sevaplar hemen yazılıyor ama işlediğimiz günahları hemen Kirâmen Kâtibîn melekleri akşama kadar belki tövbe eder diye yazmayıp geciktiriyorlar. Çünkü yazılan bir günah tövbe ile silinse de orada [...]
Barış esastır !
İlahiyatçı yazar Ahmet Kurucan’ın kaleme aldığı ve Süreyya Yayınları tarafından yayımlanan ‘Barış Esastır’ isimli kitap raflarda yerini aldı. Kitabın ortaya çıkış sebebi ise 2018 Nisan ayında [...]
Bazı ameller vardır ki, sevabı öldükten sonra da devam eder
Ebû Hüreyre demiştir ki: Resûlullah (asm) (şöyle) buyurmuştur:“İnsan öldüğü zaman (bütün) amel(ler)i kendisinden kesilir. Ancak üç şey müstesna; sadaka-i cariye, faydalanılan ilim ve kendisine dua eden [...]
Sürekli yürümeyen sürekli sürünmeye mahkum olur!…
İman ve İslam adına meydana gelen durağanlıklar insanların hazan vurmuş yapraklar gibi savrulup gitmelerine sebebiyet vermektedirler. Ülfet ve ünsiyetlerin etkisiyle meydana gelen körlükler de durağanlıklara yol [...]