Önce uzun uzun yazarak sizi merak içinde bırakıp sonra da soruyu cevaplayacak değilim.
Başlıktaki soruyu hemen cevaplıyorum:
Evet, evde i’tikâf yapılır.
Niçin?
Çünkü bu sene salgın hastalıktan dolayı camilerde i’tikâf yapılamıyor.
Bunun için evin bir odası mescit hâline getirilip tıpkı camideymiş gibi i’tikâfın şartlarına uyarak yapılması gereken ibadetler burada yerine getirilir.
Elbette camide yapmak daha güzeldir, daha faziletlidir.
Ancak bu sene hastalıktan dolayı zaruret vardır.
Faydalı ve faziletli bir şey tamamen yapılamazsa tamamen bırakmak doğru değildir.
Bu yüzden i’tikâf ibadetinden ne kadar istifade edebilirsek o kadar kârdır.
Bu yıl evlerinde i’tikâfa girmek isteyen kardeşlerimiz Ramazan’ın son on gününün başlangıcı olan 13 Mayıs Çarşambayı 14 Mayıs Perşembeye bağlayan akşamdan itibaren bu güzel ibadete başlayabilirler.
Genel anlamda i’tikâf nedir?
Bilhassa Ramazan’ın son on gününde Allah’ın evi kabul edilen camiye çekilip, zarurî ihtiyaçların dışında sürekli ibadetle meşgul olmak demek olan i’tikâf, ezelî ve ebedî dostumuz olan Rabbimizle baş başa olmak, adeta Onunla sohbet etmek, Ona derdini dökmek, Ona aşkını ve bağlılığını ilan etmek demektir. Hiçbir dostluk, Cenab-ı Hakk’ın dostluğu kadar tatlı, lezzetli, hayırlı ve bereketli olamaz.
İ’tikâfta sürekli zikir, fikir, şükürle meşgul olan, Kur’an, oruç, tesbih, salâvat, dua ve namazla zamanını ebedileştiren kişi, kendisini Rabbinden uzaklaştıran günahlardan, kötü düşüncelerden arınarak, adeta melekleşir ve yüceler yücesine terakki eder. Çünkü kendisini Rabbiyle beraber olmaktan alıkoyan her şeyden alakasını kesmekte, akıl, kalp, ruh gibi manevî; göz, kulak, dil gibi maddî duygularıyla Allah’a yönelmekte ve Onun rızasını kazanmak için çırpınmaktadır.
İ’tikâf Müekked Sünnettir
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Medine’ye hicret ettikten sonra her yıl Ramazan’ın son on gününü Mescid-i Nebevî’de i’tikâfla geçirirdi. Vefatından sonra da mübarek hanımları onun bu sünnetini sürdürerek i’tikâfa devam etmişlerdir.
İ’tikâfın sahih olması için bazı şartlar vardır. İ’tikâf yapan kimsenin Müslüman, akıllı, temiz olması ve i’tikâfa niyet etmesi gerekir. İ’tikâf, normal zamanlarda ve bir engel yoksa beş vakit namaz kılınan bir camide yapılmalıdır. Büyük camilerde yapılması faziletlidir. Kadınlar, kendi evlerinde mescit edinecekleri bir odada i’tikâfa girebilirler.
Ancak bu sene camilerde yapmak mümkün olmadığından evde yapılabilir.
Tam ve mükemmel bir i’tikâf, Ramazan’ın son on günü boyunca yapılmalıdır. Ancak fıkıh âlimleri bir gün, hatta bir saat veya birkaç dakika bile i’tikâf yapılabileceğini belirtmişlerdir. Buna göre i’tikâf niyetiyle camiye giren kişi, akşam namazını cemaatle kılıp yatsıya kadar namaz, dua ve Kur’an’la meşgul olarak bu muhteşem sevap deryasından hissesiz kalmamış olur. Dileyen böyle bir i’tikâfı senenin farklı günlerinde, ne zaman müsaitse yapabilir. Böylece camide, birkaç dakikadan tutun birkaç güne kadar farklı sürelerde kalıp bütün varlığıyla Rabbine yönelebilir. Bunu hatırlatmak için bazı camilerin kapılarında Arapça, “Neveytü’l-i’tikâf” yani “İ’tikâfa niyet ettim” ifadesi yazılıdır.
Böylece dünyanın farklı ülkelerinde eğer camiler vakit namazlarında açılıyorsa, sosyal mesafe ve diğer şartlara dikkat ederek kısa süreli i’tikâf yapılabilir.
Biz burada özellikle Ramazan’ın son on gününde yapılan i’tikâfın meziyetlerinden, güzelliklerinden, kişiye kazandırdığı faziletlerden bahsetmek istiyoruz. Hiç şüphesiz kısa süreli diğer i’tikâflar da bu büyük manadan hissedardır.
İ’tikâfa giren Allah’ın misafiridir
İ’tikâfa giren kişi sonsuz merhamet ve ikram sahibi Cenab-ı Hakk’ın misafiridir. Misafirlerine ikram edenlerin en hayırlısı olan Rabbimiz, Kendisine yönelen kuluna elbette ihsanlarda bulunacak, dualarına cevap verecek, onu hidayet ve başarıyla şenlendirecek, dünyasını ve ahiretini mamur edecektir. Çünkü i’tikâfa giren kişi, bir ihtiyacı ve arzusu için büyük bir zatın kapısında oturup “İhtiyacımı yerine getirmedikçe buradan ayrılıp gitmem” diye yalvaran kimseye benzer ki, Allah’a sığınmış, “Ya Rabbi, beni affedip kulluğuna kabul etmedikçe buradan ayrılıp gitmem” demektedir.
İ’tikâf yapılan yer öylesine temiz ve feyizli bir yerdir ki, orada kişiyi Rabbinden ve uhrevî düşüncelerden ayıracak meşguliyetler yoktur. Mümin, radyo, televizyon, gazete, dergi, sosyal medya gibi şeylerden uzak; dedikodu, gıybet, yalan, boş sohbet gibi günahlardan arınmış; lüzumsuz ve israfa varan yiyecek ve içeceklerden elini çekmiş bir vaziyette sadece ama sadece Rabbine yönelmekte, ibadetle yücelmektedir.
Tasavvufta nefsi kötülüklerden arındırmak, kalbi safileştirip terbiye etmek ve ruhu yüceltmek için uygulanan halvet, çile, uzlet ve riyazet gibi usuller, bir mürşidin rehberliğinde yapılan i’tikâfın geliştirilmiş bir şeklidir. Bu esnada mürid, zarurî ihtiyaçları dışında dünya ile alâkasını keser, yeme, içme, konuşma ve uyumayı en aza indirir, sürekli zikir, fikir ve şükürle meşgul olur.
Günümüzde sosyal hayatın çok yoğun meşguliyetleri içinde uzun bir süre arınma ve yücelme sürecine girmekte zorlanan Müslümanlar, hiç değilse i’tikâfla bir sporcunun kampa girip idman yapması gibi kendilerini geliştirmelidirler.
İ’tikâfta Neler Yapılmalı?
İ’tikâf namaz, oruç, Kur’an okuma, tefekkür, dua ve zikir gibi bütün ibadetleri içine alan kapsamlı bir ibadettir. Bu süreçteki ibadetler çeşitlilik bakımından zengin olduğu kadar kalitesi, niteliği ve derinliği bakımından da muhteşemdir. Namazlar daha huşûlu, oruçlar daha kaliteli, Kur’an okumak daha anlamlı, zikirler daha içten, dualar daha derinlikli ve feyizlidir.
İ’tikâfta bulunan kişi beş vakit namazını huşû ile kılar. Bir işe yetişmek, bir görevi üstlenmek gibi kaygılar taşımadığı için namazını aceleye getirmeden, gayet sakin, huzurlu, huşûlu bir şekilde eda eder.
Ayrıca namaz bahçesinin rengârenk gülleri olan nafile namazları keşf eder. Her birinin ayrı bir rengi, farklı bir kokusu olan işrak, kuşluk, evvâbîn, teravih, teheccüd, tesbih, hacet, istihare, tevbe namazlarıyla tanışır, zaten biliyorsa sürekli kılmak için gayrete girmiş olur.
İ’tikâf, namazı devamlı huşû ile kılmak için öğrendiklerimizi uygulama imkânı verir. Namazdaki her rüknün manasını kavrayan kişi, okuduğu sure ve duaların da anlamına çalışarak sanki Rabbini görür gibi namaz kılarak “ihsan” makamına ulaşır. Her davranışını “Rabbi tarafından her an görüldüğü” şuuruyla yapar. Camide yalnız olmadığını, her şeyin Yaratıcısı olan Rabbiyle birlikte olduğunu düşünür, sadece Ona yönelir.
Kur’an Anlamıyla Okunmalı
İ’tikâfta, yüce kitabımız hem orijinalinden, hem de mealinden okunmalıdır. Eğer Arapça bilgimiz varsa okurken anlamları üzerinde düşünmek, hatta notlar almak; anlamını çıkaramıyorsak mealinden okuyarak Kur’an’la dostluk ve ünsiyet kurmak gerekir.
Acaba inandığımız kitapta neler var? Biz nelere inanıyoruz? Uğruna canımızı feda etmekten çekinmeyeceğimiz bu güzide kitap nelerden bahsediyor?
Kur’an okurken belki de ilk kez duyduğumuz veya anlamı üzerinde bugüne kadar fazlaca düşünmediğimiz çarpıcı ayetleri not etmek, hatta bir kısmını ezberlemek mümkündür. Böylece Peygamberimiz (s.a.v.) Hira-i Nur’da Ramazan ayında, bir bakıma i’tikâf hâlindeyken inmeye başlayan Kur’an’ı benzersiz bir hâlet-i rûhiyeyle, sanki şu anda nazil oluyor gibi, adeta Rabbimiz doğrudan bize hitap ediyormuş gibi okuyabiliriz.
Sürekli Mağdurlara Dua
İ’tikâf ibadetin ruhu ve kulluğumuzun büyük bir sırrı olan duayı en güzel, en çeşitli, en detaylı yapma imkânı verir. Çünkü duanın hakkıyla yapılabilmesi ve kabule karin olması için gerekli olan zamanın kutsiyeti, mekânın ulviyeti, muhtevanın etkili ve zengin olması, hâlet-i rûhiyenin kalitesi en mükemmel bir şekilde i’tikâfta vardır. Çünkü dualar bilhassa camilerde ve namazlardan sonra, bilhassa Cuma günlerinde, mübarek gecelerde ve Ramazanda, halis bir kalple, kabul edileceğinden ümit besleyerek, muhtevaları Kur’an ve hadisten alınırsa kabule yakın olur. Bu şartların tümü, i’tikâfta vardır.
Bununla birlikte kendi özel durumlarımızı kalbimizden geldiği gibi Rabbimize en içli bir şekilde arz etmek, adeta Onunla sohbet eder gibi dertlerimizi açmak, boynumuzu bükerek bütün aczimiz, fakrımız ve zayıflığımızla Onun kudretine ve rahmetine sığınmak mümkündür. İnanıyoruz ki, “Duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var?”, “Dua edin cevap vereyim” buyuran Rabbimiz, bize en güzel bir şekilde cevap verecektir.
Duada en büyük yeri başta Türkiye olmak üzere dünyanın dört biri yanındaki mazlum ve mağdur kardeşlerimize vermeli, onların kurtuluşu, parçalanmış ailelerin birleşmesi, mahpusların hürriyetine kavuşması, işsizlerin helal rızık elde edeceği bir iş bulması, muhacirlerin değerlerini koruyarak uyum sağlaması, evrensel barış ve kardeşliğin tesis edilmesi iman ve Kur’an hizmetinin başarıya ulaşması için yüreğimiz yanarak, gözlerimiz dolarak dua etmeliyiz.
İ’tikâfla ilgili diğer hususları ve aklınıza gelen soruların cevabını ilmihallerden bakarak öğrenebilirsiniz.
YORUM | CEMİL TOKPINAR
https://www.tr724.com/evde-itikaf-yapilir-mi/
Deutsch
Günahsız insan yoktur, günah işleyeceğini bilen biri nasıl tövbe etmeli?
Soru: Günahsız kul olmaz, her insan günah işleyebilir ama diğer yandan tövbenin şartı günah işlememeye karar vermektir. Peki ozaman günah işleyeceğimizi bile bile nasıl tövbe edilir? [...]
Bin kere aynı günaha tövbe edip bozan, bin kere yolculuğa çıkıp yolda aynı engele takılana benzer. Akıllı olan tekrar olmaması için sebebini araştırır, tedbirini alır ve farklı bir yol dener…
Tövbe, o günahı bir daha işlememeye azmetmektir. Tövbe, insanı günahla barışık yaşamaktan kurtarıp, sürekli Allah’a yönelten bir süreçtir. Önemli olan, günah işlemek değil, günahta bile bile [...]
Bir tövbe bozulduğunda kendini salıvermenin sebebi nedir?
Soru: Bazen insan tüm günahlara tövbe ettiği halde bir bataklığa düştüğü zaman ‘nasılolsa başaramadım’ düşüncesiyle o bataklığa tamamen dalıyor, mesela harama bakmamaya karar veriyor, özellikle fuhuş [...]
Günahla Manevi Yükseliş…
İNSAN GÜNAH işleyebilen bir varlık. “Benim günah işlemem mümkün değil” diyebilen hiç kimse bulunmuyor. Her insan, şu veya bu şekilde, az veya çok, günah çukuruna yaklaşıyor, [...]
Sıkıntıdan Kurtulmak İçin Okunacak Dualar, Yunus Aleyhisselam’ın Duası…
“La İlahe İlla Ente Sübhaneke İnni Küntü Minezzalimin” Duası Hz. Yunus’un (a.s.) balığın karnında iken okuduğu dua ile ilgili hadis ve duanın fazileti. ذُو النُّونِ (Zünnûn), [...]
Günahların alışkanlık haline gelmesi neden tehlikeli ve bundan nasıl kurtulunur?
Günahların alışkanlık haline gelmesinin temel tehlikeleri şunlardır: Özetle, günahı alışkanlık edinmek, manevi hayatta geri dönülmesi zor bir yola girmek ve kişinin hem dünyasını hem de ahiretini [...]
Bir insan haramlardan sakınsa, sevap da mı kazanır? Günahı terk eden, ibadet etmiş olur mu?
Fıkıh kaideleri: Haramdan kaçmanın sevabı, farzları yapmanın sevabından daha fazladır. Haramdan kaçmak, farzı yapmaktan önce gelir… Soru Detayı – Bir insan Allah korkusundan haramlardan sakınsa sadece [...]
Farz Namazları aslında İki Rekat mıdır?
İslam alimlerinin büyük çoğunluğuna (icma) göre, mukimken (yolcu değilken) farz namazlar öğle, ikindi ve yatsı için 4, akşam için 3, sabah için 2 rekat kılınır. Kur’an-ı [...]
Sünnet namazları kılmak şirk midir?
Genel Ehli Sünnet alimlerine göre, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) sünnetine uymak şirk değil, aksine Allah’ın emrettiği bir ibadet ve itaattir. Sünnet, Kur’an’ın yaşanmış hali kabul edilir ve [...]
Bağımlılık derecesinde alışkanlık haline gelmiş bırakılamayan günahların tövbesi nasıl olur?
Bu soruyu sorularlaislamiyet sitesine sormuştum. Verilen cevabı yetersiz bulunca soru cevap şeklinde yazışmalarımız devam etmişti, bu yazışmayı ve konuyla ilgili tüm araştırmalarımı buraya ekliyorum… Öncelikle bağımlılığı [...]
Allah hayvanların parçalanmasına neden izin veriyor? Suçsuz oldukları halde neden acı çekiyor?
“Masum, suçsuz, zavallı hayvanların başına gelen musibetler Allah’ın adaletine ters gelmiyor mu? Ne dersiniz Hocam?” Meseleye “fıtrî şeriat”ın kanunları açısından bakılırsa büyük ölçüde anlaşılır. Fıtrî şeriat [...]
Yolsuzluk malından sadaka olmaz !
Yağmaladıkları kamu malıyla güya hayır hasenatta yapıyorlar. Yolsuzluk malından sadaka olmaz ! Bu ifade, Prof. Dr. Ayhan Tekineş tarafından sosyal medya platformlarında ve video içeriklerinde dile [...]
Önüne gelene ‘hain, alçak, namussuz’ diyen birine tebliğci denebilir mi?
İsmini ve fotoğrafını kapatarak yazdıklarını gösterip anket yapsanız sonuç şöyle çıkar: Tipik bir AKP trolü. Dini terminolojinin üstüne boca edilmiş milliyetçilik sosu, kaba bir dil, önüne [...]
Kur’an-ı Kerim sureleri günümüzde neden nüzul sırasına göre sıralanmamıştır; günümüzdeki sıralama neye göre yapılmıştır?
Kur’an-ı Kerim’in iniş (nüzul) sırasına göre değil de günümüzdeki tertibiyle (Mushaf sırası) kitaplaşması, vahiylerin kronolojik bir tarihçe değil, ilahi hikmet, konu bütünlüğü ve konu odaklı bir [...]
Bir mürşide intisap etmeden kendimize göre zikir çekebilir miyiz?
Tek başına zikir çekmek İslamiyet’te caizdir ve oldukça faziletli bir ibadettir . Kur’an-ı Kerim’de Allah’ı ayaktayken, otururken veya yatarken zikredenler övülmüştür, bu da zikrin her an [...]
Kaza namazı hangi vakitlerde kılınabilir, belli bir vakti var mıdır?
En doğrusu ve en kurtarıcısı, namazın borcundan kurtulmaktır. Üç kerahet vakti dışında nerede ve ne zaman olursa olsun, bir vakit, bir günlük gibi ayrıntılara girmeden kaza [...]
Peygamberimiz’in bazı kötü amelleri işleyenlere lanet etmesi ne anlama geliyor?
Soru Detayı Imam Gazali “Dilin Afetleri ve Lanet” konusu açıklanan bir eserinde şunları yazıyor: “Lanet,” ‘Allah kâfiri, lanetin sebebi olan küfür üzerinde sabit kılsın.’ demek gibidir. [...]
İrademize yenik düşüp nefsimizin hevasına uyarak günah işlediğimizde kuranda ve hadislerde belirtilen “Hevasını ilâh edinen” lerden olup şirk suçumu işlemiş oluyoruz?
Soru Detayı: Günah nefsine yenik düsüp hevasına/tutkularına boyun eğmektir! Günahin manasi budur ve her mümin günah isleyebilir,bu ehli-sünnet ölcülerine göre sabittir! ben böyle biliyorum. Fakat Kuranda [...]
“HEPSİ BENİM”… Hayra vesile olan o hayrın sahibimidir? O hayırdan menfaatlanma hakkına sahibmidir?
Soru: Hayra vesile olan o hayrın sahibimidir? O hayırdan menfaatlanma hakkına sahibmidir? 2 kisi 15 yil önce bir isyeri acti, kimin patron oldugu belirlenmedi, sözlesmeye göre [...]
Gerçek fedakârlık; bugün neyi Allah için verebildiğimizle ölçülür !
İnsan bazen büyük sözler söyler… Ama mesele söz değil, yaşadığımız hayattır. Gerçek fedakârlık; bugün neyi Allah için verebildiğimizle ölçülür. Uykumuzdan, vaktimizden, paramızdan… Neyi feda edebiliyoruz? Çünkü [...]
Üzerinde çok fazla kaza namazı borcu olanlar hergün bir günlük kaza namazı yerine yarım günlük kılabilirmi?
Azda olsa, önemli olan devamlılıktır ! Tüm ehli-sünnet mezhepleri kaza namazı olanların geçmiş namazlarını bir an önce kaza etmelerinin (kılmalarının) esas olduğunu, mazeretsiz olarak namazı kasten [...]
Kur’an ve Sünnet Işığında Cariyeler ve Sömürülen Cinsellikleri
İslam’da Kölelik ve Cariyelik – Ali Rıza DEMİRCAN Kitabın özeti: Kurduğu Savaş Esirliği Sistemi ile gücü kırılan ve stratejik hedefleri tahrip edilen düşmandan esir alınmasını onaylayan [...]
Pornografi Bağımlılığı Kendiliğinden Geçmeyecek
‘Allah’ım sükunet bulacağım eşim yokken cinsel arzularımın şiddetlenmesinden sana sığınırım.’(Ebu’d-Derda r.a) İstenmeyen cinsel davranışlarla mücadele edenlerin yaptıkları genel hatalardan biri bu davranışları herkesten gizlemek ve bu [...]
Yatsı namazının vakti ne zamandır? İmsak vakti ne zaman girer? Vaktin girdigi yerde takdir olmaz!
‘Şafak kırmızılıktır, kırmızı şafak kaybolunca yatsı namazının vakti girer. İmsak vakti, beyazlığın ufuk üzerinde ilk görüldğü vakittir.‘ Nemâzın sahîh olması için, hem vaktinde kılmak ve hem [...]
Her belaya uğrayan kötü değildir, aksine…
İnsanlara bela, iki sebepten gelir. Ya işlediği günahlar yüzünden veya günahsız da olsa derecesinin yükselmesi için. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:(Küçük-büyük her musibet, affedilecek bir günah veya [...]
Ölmeden önce öleni Allah diriltir
Kim bu diinyanın perdelerinden ve karanlık vasıflanndan sıyrılarak iradi ölümü tadabilirse, Allah onu kendi yardımıyla tekrar diriltir. Kim bu diinyanın perdelerinden ve karanlık vasıflanndan sıyrılarak iradi [...]
Nefs, bir putmu? Nefsine boyun eğen, puta tapmış olurmu?
Bu arkadaşın böyle bir iddiası var: Kerem Önder “Nefs, bir puttur ve nefsine boyun eğen, puta tapmış olur!” / Kerem Önder” Nefs bir putsa ozaman her [...]
Mastürbasyon Yapmanın Hükmü – Porno izlemek günah mıdır?
Mastürbasyon her zaman haram değildir… Mastürbasyon Yapmanın Hükmü Mastürbasyon Yapmak Günah mı.? Müstehcen Filmlerin Zararları Porno izlemek günah mıdır? Ali Rıza Demircan Yani diyorki, izlemek dahil [...]
Günahtan kaçmak sevaptan önce gelir – Haramı Terk Etmek Farzdır
Günahtan Kaçınmak farzlardan Öncemi Gelir? Günahi terk etmek ibadet etmekten önceliklidir diye biliyorum. Bu eger dogruysa bunu mesela namaz acisindan nasil degerlendirmeliyiz. Namaz ibadetini terk etmekte [...]
Onlar, yaptıklarında bile bile ısrar etmezler
Yüce Rabbimiz, Kur’ân-ı Kerîm’de müminleri “Onlar çirkin bir şey yaptıkları veya kendilerine kötülük ettikleri zaman Allah’ı hatırlarlar da hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Zaten günahları Allah’tan başka [...]