İslam alimlerinin büyük çoğunluğuna (icma) göre, mukimken (yolcu değilken) farz namazlar öğle, ikindi ve yatsı için 4, akşam için 3, sabah için 2 rekat kılınır. Kur’an-ı Kerim’de ve Sünnet’te namazların rekât sayıları bu şekilde belirlenmiştir. Seferilik (yolculuk) durumunda ise 4 rekatlık farzlar 2 rekat olarak kılınır. 

Konuya İlişkin Farklı Görüşler:

  • Genel Kabul (İcma): Dört mezhebe göre namazın farzı sabah 2, öğle 4, ikindi 4, akşam 3, yatsı 4 rekattır.
  • Farklı Görüş (Abdulaziz Bayındır vb.): Bazı araştırmacılar, Nisâ Suresi 101-102. ayetlere dayanarak, yolculukta namazın kısalması (kasr) durumunun aslında normal zamanı ifade ettiğini, dolayısıyla farzın 2 rekat olduğunu, 4 rekat kılmanın sonradan sünnet olarak eklendiğini savunmaktadır.
  • Resmi Görüş (Diyanet): İslam hukukunun temel kaynaklarında, dört rekatlı farzların ancak seferilik durumunda iki rekata düşürülebileceği belirtilir. 

Özetle, yaygın dini uygulamada farzlar 3 veya 4 rekattır, ancak bazı akademik yorumlar 2 rekat olduğunu iddia etmektedir. 


Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor:

“Allah namazı (ilk defa) farz ettiği zaman iki rekât olarak farz etmişti. Sonra onu hazer için (dörde) tamamladı. Yolcu namazı ilk farz edildiği şekilde sabit tutuldu.” [Buhârî, Salât 1, Taksîru’s-Salât 5, Menâkıbu’l-Ensâr 47; Müslim, Salâtu’-Müsâfirîn 2, (685); Muvatta, Kasru’s-Salât 8, (1, 146); Ebû Dâvud, Salât 270, (1198); Nesâî, Salât 3, (1, 225).]

AÇIKLAMA:

1. Namaz farz edildiği zaman, bütün vakitler ikişer rekât olarak farz edilmiştir. Ahmed İbnu Hanbel’in bir rivayetinde akşam namazı istisna edilir ve onun üç rekât olarak farz edildiği belirtilir.

Buhârî’nin kaydettiği bir başka rivayette, namazların hicretten sonra dört rekâte çıkarıldığı belirtilir. Bu hususu İbnu Huzeyme, Beyhakî ve İbnu Hibbân tarafından tahriç edilmiş olan bir rivayette Hz. Âişe (r.anha) şöyle açar:

“Hazer ve sefer namazı (Mi’râc’ta) ikişer rekât olarak farz kılınmıştı. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Medîne’ye gelip, itminan bulunca, hazer namazlarına ikişer rekât daha ilave edildi. Sadece sabah namazı, kıraatinin uzunluğu sebebiyle iki rekât olarak bırakıldı. Akşam namazı da eski hâli üzere üç rekât olarak bırakıldı, çünkü bu gündüzün vitridir.”

Namazlar bu şekilde dört rekâta çıkarıldıktan sonra:

“Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman, eğer kâfirlerin size fenalık yapacağından endişe ederseniz, namazdan kısaltmanızda üzerinize bir vebal yoktur…” (Nisâ, 4/101)

âyeti nâzil olmuştur. İbnu’l-Esîr’in, Şerhu’l-Müsned’de kaydettiğine göre, namazın kısaltılması hadisesi hicretin dördüncü yılında teşri edilmiştir. Mamafih ilgili âyetin, hicretin ikinci yılında nâzil olduğu da söylenmiştir.

2. Hanefîler, sadedinde olduğumuz Hz. Âişe (r.anha) hadisini esas alarak, seferde namazın kasredilmesini ruhsat değil, azimet telakki etmiştir. Muhalifleri ve bu meyanda Şâfiîler yukarıda kaydettiğimiz âyeti esas alarak namazı seferde kasretmeyi (iki kılmayı) ruhsat telakki etmiştir.

(Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte, h.no: 4-2333, 8/230)

Selam ve dua ile…
Sorularla İslamiyet


Farz Namazları İki Rekat mıdır? | AHMET KURUCAN

Farz namazları 2 rekât mıdır sorusu sıkça sorulur. Arapça kökenli ‘salah’ kelimesi genellikle ‘namaz’ olarak çevrilir. Ancak namaz sadece dua etmekten ibaret değildir. Bu ibadetin birçok farklı yönü bulunmaktadır. ‘Namaz kılmamıza gerek yoktur’ gibi genel bir yargıya varmak yerine, İslam dininin temel kaynaklarına başvurarak daha detaylı bilgi edinmek önemlidir…


Farz namazlarının rekat sayılarının ayetten veya hadislerden delilleri:

Namazın kılınış şekline dair Kur’an’da ayrıntılı bilgi verilmemekle birlikte çeşitli ayetlerde kıraat (Müzzemmil, 73/20), kıyam (Bakara, 2/238), ka‘de (Âl-i İmrân, 3/191), kıble (Bakara, 2/144), abdest (Mâide, 5/6), rükû ve secde (Hac, 22/77) gibi namazın bazı şartlarına ve rükünlerine işaret edilmiştir.

Ayrıca yolculukta ve düşman tehlikesinin bulunması hallerinde namazın nasıl kılınacağı hususuna yer verilmiştir. (Nisâ, 4/101-103)

Hz. Peygamber (asm), namazın İslâm’ın beş şartından biri (Buhârî, İmân, 1, 2; Müslim, İmân, 19-22) ve amellerin en faziletlisinin vaktinde kılınan namaz olduğunu (Buhârî, Tevhid, 48), kulun kıyamet günü ilk olarak namazdan hesaba çekileceğini (Ebû Dâvûd, Salât, 145; Tirmizî, Salât, 188) bildirmiş, yeni Müslüman olan birine her gün beş vakit namaz kılması gerektiğini söylemiştir. (Buhârî, İmân, 34; Müslim, İmân, 8, 10, 29, 31)

Namazların rekatları konusunda ise, açık bir ayet yoktur.

Farz namazların rekat sayısını sıralı şekilde ifade eden bir hadise rastlayamadık. Ancak sayıca az da olsa ayrı ayrı şekilde rekat sayılarını belirten hadisler vardır. Örneğin “Sabah namazı iki rekattır” (Ebu Davud, Salat, 1267) hadisinin yanı sıra Hz. Peygamber’in yatsı namazını dört rekat kıldığı ve öğle ve ikindi namazlarının ilk iki rekatının kıraatini son iki rekatından daha uzun tuttuğu yönündeki rivayetler bu namazların rekat sayısını ifade eder. (Taberani, Mucemü’l-Kebir, XIII, 104 h. no: 250; Ebu Davud, Salat, 804)

Farz namazlarının rekat sayısına dair rivayetlerin azlığının sebebi ise bu namazlar her gün cemaatle beş defa kılındığından, bütün Müslümanlar tarafından çok bilindiği için, bu konuda insanlar farzların rekat sayısı ile ilgili bilgileri aktarmaya ihtiyaç hissetmemiştir. Veya bizzat Hz. Peygamber (asm) bu rekat sayısını -fiili uygulamalarından dolayı- ayrıca belirtmeye ihtiyaç duymamış olabilir.

Bunun en büyük delili, Hz. Peygamber (asm)’in farz namazlarla birlikte kılınan nafile / sünnetler için rekatlarını belirtmiş olmasıdır.

Farzlar daha ehemmiyetli olmasına rağmen, onların değil de sünnetlerin rekat sayısının belirtilmesi, farzların herkes tarafından çok iyi bilindiğini, ayrıca bir bilgiye gerek olmadığını göstermektedir.

Buhari ve Müslim gibi en sahih hadis kaynaklarında yer alan rivayete göre, Peygamber Efendimiz (asm), “Benim nasıl namaz kıldığımı görüyorsanız siz de öyle kılın.” (bk. Neylu’l-Evtar, 1-2/472), “Namazı benden gördüğünüz gibi kılınız.” diyerek (Buhârî, Ezan, 18; Dârimî, Salât, 42) namazların rekat sayılarını ve kılınış şeklini uygulamalarıyla öğretip açıklamış, kendisine bu konuda soru soran bir kişiye, “İki gün bizimle kıl.” diyerek, onu uygulamalı olarak öğrenmeye yönlendirmiştir. (Müslim, Mesacid, 178; İbn Mâce, Mevakıtü’s-salât, 1; Nesâî, Mevâkıtü’s-salât, 7)

Bu hadis rivayetlerinin de gösterdiği gibi, her gün günde beş defa Resulullah ile birlikte namaz kılan sahabenin bu konuda yeteri kadar bilgi sahibi olduklarını göstermektedir.

Nafile / sünnet namazları böyle değildir. Bunların önemli bir kısmı evde eda ediliyordu. Bu sebeple bunların belirtilmesine ihtiyaç vardı ve bu ihtiyaca binaen nafilelerle ilgili bilgi veren birçok rivayetler de olmuştur.

Örneğin; Abdullah İbn Ömer şöyle demiştir:

“Ben Hz. Peygamber’le birlikte (aynı yerde) öğleden önce 2, öğleden sonra 2, akşam namazından sonra 2, yatsıdan sonra 2, sabah namazından önce 2 rekat namaz kıldım.” (Buhari, Teheccud, 25)

Sahabe efendilerimiz döneminden itibaren namaz ibadeti, bütün çeşitleriyle Hz. Peygamber (asm)’in uygulama ve açıklamalarına uygun şekilde, nesilden nesile dinî hayatın canlı bir parçası olarak intikal ettirilmiş, bütün Müslümanlar ve İslâm âlimleri namazın farz olduğu hususunda görüş birliği içinde olmuştur.

Bu sebeple fıkıh eserlerinde namazın farziyetinin kitap, sünnet ve icmâ delillerine dayandığı ve bu ibadetin en kuvvetli dinî vecîbelerden biri olduğu belirtilir.

Ayrıca hadis kaynaklarında yer alan Resûl-i Ekrem (asm)’in namazla ilgili fiilî, kavlî ve takrirî sünnetleri fakihler tarafından fıkıh metodolojisi çerçevesinde değerlendirilerek namazın çeşitleri, rek‘at sayıları, vücûb ve sıhhat şartları, rükünleri, kılınış biçimleri ve benzeri konular ayrıntılı şekilde incelenmiştir.

Fıkıh eserlerinde namazla ilgili konular, tahâret kısmından sonra ibadetlerin ilki olarak “kitâbü’s-salât” başlığı altında ele alınır.

Selam ve dua ile…
Sorularla İslamiyet

Sıkıntıdan Kurtulmak İçin Okunacak Dualar, Yunus Aleyhisselam’ın Duası…

“La İlahe İlla Ente Sübhaneke İnni Küntü Minezzalimin” Duası Hz. Yunus’un (a.s.) balığın karnında iken okuduğu dua ile ilgili hadis ve duanın fazileti. ذُو النُّونِ (Zünnûn), [...]

Günahların alışkanlık haline gelmesi neden tehlikeli ve bundan nasıl kurtulunur?

Günahların alışkanlık haline gelmesinin temel tehlikeleri şunlardır: Özetle, günahı alışkanlık edinmek, manevi hayatta geri dönülmesi zor bir yola girmek ve kişinin hem dünyasını hem de ahiretini [...]

Bir insan haramlardan sakınsa, sevap da mı kazanır? Günahı terk eden, ibadet etmiş olur mu?

Fıkıh kaideleri: Haramdan kaçmanın sevabı, farzları yapmanın sevabından daha fazladır. Haramdan kaçmak, farzı yapmaktan önce gelir… Soru Detayı – Bir insan Allah korkusundan haramlardan sakınsa sadece [...]

Farz Namazları aslında İki Rekat mıdır?

İslam alimlerinin büyük çoğunluğuna (icma) göre, mukimken (yolcu değilken) farz namazlar öğle, ikindi ve yatsı için 4, akşam için 3, sabah için 2 rekat kılınır. Kur’an-ı [...]

Sünnet namazları kılmak şirk midir?

Genel Ehli Sünnet alimlerine göre, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) sünnetine uymak şirk değil, aksine Allah’ın emrettiği bir ibadet ve itaattir. Sünnet, Kur’an’ın yaşanmış hali kabul edilir ve [...]

Bağımlılık derecesinde alışkanlık haline gelmiş bırakılamayan günahların tövbesi nasıl olur?

Bu soruyu sorularlaislamiyet sitesine sormuştum. Verilen cevabı yetersiz bulunca soru cevap şeklinde yazışmalarımız devam etmişti, bu yazışmayı ve konuyla ilgili tüm araştırmalarımı buraya ekliyorum… Öncelikle bağımlılığı [...]

Allah hayvanların parçalanmasına neden izin veriyor? Suçsuz oldukları halde neden acı çekiyor?

“Masum, suçsuz, zavallı hayvanların başına gelen musibetler Allah’ın adaletine ters gelmiyor mu? Ne dersiniz Hocam?” Meseleye “fıtrî şeriat”ın kanunları açısından bakılırsa büyük ölçüde anlaşılır. Fıtrî şeriat [...]

Yolsuzluk malından sadaka olmaz !

Yağmaladıkları kamu malıyla güya hayır hasenatta yapıyorlar. Yolsuzluk malından sadaka olmaz ! Bu ifade, Prof. Dr. Ayhan Tekineş tarafından sosyal medya platformlarında ve video içeriklerinde dile [...]

Önüne gelene ‘hain, alçak, namussuz’ diyen birine tebliğci denebilir mi?

İsmini ve fotoğrafını kapatarak yazdıklarını gösterip anket yapsanız sonuç şöyle çıkar: Tipik bir AKP trolü. Dini terminolojinin üstüne boca edilmiş milliyetçilik sosu, kaba bir dil, önüne [...]

Kur’an-ı Kerim sureleri günümüzde neden nüzul sırasına göre sıralanmamıştır; günümüzdeki sıralama neye göre yapılmıştır?

Kur’an-ı Kerim’in iniş (nüzul) sırasına göre değil de günümüzdeki tertibiyle (Mushaf sırası) kitaplaşması, vahiylerin kronolojik bir tarihçe değil, ilahi hikmet, konu bütünlüğü ve konu odaklı bir [...]

Bir mürşide intisap etmeden kendimize göre zikir çekebilir miyiz?

Tek başına zikir çekmek İslamiyet’te caizdir ve oldukça faziletli bir ibadettir . Kur’an-ı Kerim’de Allah’ı ayaktayken, otururken veya yatarken zikredenler övülmüştür, bu da zikrin her an [...]

Kaza namazı hangi vakitlerde kılınabilir, belli bir vakti var mıdır?

En doğrusu ve en kurtarıcısı, namazın borcundan kurtulmaktır. Üç kerahet vakti dışında nerede ve ne zaman olursa olsun, bir vakit, bir günlük gibi ayrıntılara girmeden kaza [...]

Peygamberimiz’in bazı kötü amelleri işleyenlere lanet etmesi ne anlama geliyor?

Soru Detayı Imam Gazali “Dilin Afetleri ve Lanet” konusu açıklanan bir eserinde şunları yazıyor: “Lanet,” ‘Allah kâfiri, lanetin sebebi olan küfür üzerinde sabit kılsın.’ demek gibidir. [...]

İrademize yenik düşüp nefsimizin hevasına uyarak günah işlediğimizde kuranda ve hadislerde belirtilen “Hevasını ilâh edinen” lerden olup şirk suçumu işlemiş oluyoruz?

Soru Detayı: Günah nefsine yenik düsüp hevasına/tutkularına boyun eğmektir! Günahin manasi budur ve her mümin günah isleyebilir,bu ehli-sünnet ölcülerine göre sabittir! ben böyle biliyorum. Fakat Kuranda [...]

“HEPSİ BENİM”… Hayra vesile olan o hayrın sahibimidir? O hayırdan menfaatlanma hakkına sahibmidir?

Soru: Hayra vesile olan o hayrın sahibimidir? O hayırdan menfaatlanma hakkına sahibmidir? 2 kisi 15 yil önce bir isyeri acti, kimin patron oldugu belirlenmedi, sözlesmeye göre [...]

Gerçek fedakârlık; bugün neyi Allah için verebildiğimizle ölçülür !

İnsan bazen büyük sözler söyler… Ama mesele söz değil, yaşadığımız hayattır. Gerçek fedakârlık; bugün neyi Allah için verebildiğimizle ölçülür. Uykumuzdan, vaktimizden, paramızdan… Neyi feda edebiliyoruz? Çünkü [...]

Üzerinde çok fazla kaza namazı borcu olanlar hergün bir günlük kaza namazı yerine yarım günlük kılabilirmi?

Azda olsa, önemli olan devamlılıktır ! Tüm ehli-sünnet mezhepleri kaza namazı olanların geçmiş namazlarını bir an önce kaza etmelerinin (kılmalarının) esas olduğunu, mazeretsiz olarak namazı kasten [...]

Kur’an ve Sünnet Işığında Cariyeler ve Sömürülen Cinsellikleri

İslam’da Kölelik ve Cariyelik – Ali Rıza DEMİRCAN Kitabın özeti: Kurduğu Savaş Esirliği Sistemi ile gücü kırılan ve stratejik hedefleri tahrip edilen düşmandan esir alınmasını onaylayan [...]

Pornografi Bağımlılığı Kendiliğinden Geçmeyecek

‘Allah’ım sükunet bulacağım eşim yokken cinsel arzularımın şiddetlenmesinden sana sığınırım.’(Ebu’d-Derda r.a) İstenmeyen cinsel davranışlarla mücadele edenlerin yaptıkları genel hatalardan biri bu davranışları herkesten gizlemek ve bu [...]

Yatsı namazının vakti ne zamandır? İmsak vakti ne zaman girer? Vaktin girdigi yerde takdir olmaz!

‘Şafak kırmızılıktır, kırmızı şafak kaybolunca yatsı namazının vakti girer. İmsak vakti, beyazlığın ufuk üzerinde ilk görüldğü vakittir.‘ Nemâzın sahîh olması için, hem vaktinde kılmak ve hem [...]

Her belaya uğrayan kötü değildir, aksine…

İnsanlara bela, iki sebepten gelir. Ya işlediği günahlar yüzünden veya günahsız da olsa derecesinin yükselmesi için. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:(Küçük-büyük her musibet, affedilecek bir günah veya [...]

Ölmeden önce öleni Allah diriltir

Kim bu diinyanın perdelerinden ve karanlık vasıflanndan sıyrılarak iradi ölümü tadabilirse, Allah onu kendi yardımıyla tekrar diriltir. Kim bu diinyanın perdelerinden ve karanlık vasıflanndan sıyrılarak iradi [...]

Nefs, bir putmu? Nefsine boyun eğen, puta tapmış olurmu?

Bu arkadaşın böyle bir iddiası var: Kerem Önder “Nefs, bir puttur ve nefsine boyun eğen, puta tapmış olur!” / Kerem Önder” Nefs bir putsa ozaman her [...]

Mastürbasyon Yapmanın Hükmü – Porno izlemek günah mıdır?

Mastürbasyon her zaman haram değildir… Mastürbasyon Yapmanın Hükmü Mastürbasyon Yapmak Günah mı.? Müstehcen Filmlerin Zararları Porno izlemek günah mıdır? Ali Rıza Demircan Yani diyorki, izlemek dahil [...]

Günahtan kaçmak sevaptan önce gelir – Haramı Terk Etmek Farzdır

Günahtan Kaçınmak farzlardan Öncemi Gelir? Günahi terk etmek ibadet etmekten önceliklidir diye biliyorum. Bu eger dogruysa bunu mesela namaz acisindan nasil degerlendirmeliyiz. Namaz ibadetini terk etmekte [...]

Onlar, yaptıklarında bile bile ısrar etmezler

Yüce Rabbimiz, Kur’ân-ı Kerîm’de müminleri “Onlar çirkin bir şey yaptıkları veya kendilerine kötülük ettikleri zaman Allah’ı hatırlarlar da hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Zaten günahları Allah’tan başka [...]

İslamda sağlık ve can güvenliği önceliklidir

Islam hukukuna göre hayatta kalabilmek icin haramlar helal olur! İslam’da can güvenliği, “Zarurât-ı Hamse” (beş temel esas) içinde ilk sırada yer alan en dokunulmaz haktır. Haksız [...]

Kim ALLAH için Bir Haramı Terkederse, Allah daha hayırlısını verir

Ebu Katade ve Ebu’d-Dehma (r.a), Beytullah’a çokça sefer yaparlar, çok haccederlerdi. O ikisi şöyle anlattılar: Bir defasında çöl ehlinden bir kişinin yanına vardık. Ona: “Hiç Rasulullah [...]

Üzerime yüz kere yemin kefareti vacip olsun diyen kişi ne yapmalı?

Soru Detayı – Gençliğimde bir olay üzerine “şunu yaparsam üzerime yüz kere yemin kefareti vacip olsun” demiştim. Yemini bozdum. Günahtan nasıl kurtulabilirim? – Yemini ederken çokluk belirtmiştim. [...]

Kefaret orucu nasıl tutulur? Birden fazla oruç bozan kimseye kaç defa kefaret gerekir? Ramazan orucunu tutmamak kefaret gerektirir mi?

Cevap Değerli kardeşimiz, Ramazan ayında farz olan oruç tutulduğu için bu ayda kefaret orucu tutulmaz. Diğer ayların hepsinde kefaret orucu tutulabilir. Ramazan ayında, hiçbir özür yokken, [...]

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir