Günahların alışkanlık haline gelmesinin temel tehlikeleri şunlardır:
- Kalbin Mühürlenmesi ve Hissizlik: Sürekli işlenen günahlar kalpte kara bir leke oluşturur ve bir süre sonra günah işlemek kişiye normal, hatta zevkli gelmeye başlar. Bu durum, kalbin “mühürlenmesi” olarak adlandırılan manevi hissizlik halini doğurur.
- Küfre Sürüklenme Riski: Alışkanlık haline gelen günahlar, tıpkı maddeler gibi bağımlılık yapar ve insanı adım adım Allah’tan uzaklaştırarak iman dairesinden çıkaracak bir küfür riski taşıyabilir.
- Tövbeden Uzaklaşma: Günahı sıradanlaştıran insan, yaptığı yanlışın farkına varamaz ve bu durum, samimi bir tövbe (tövbe-i nasuh) yapma isteğini ve yeteneğini köreltir.
- Küçümseme ve Hafife Alma: Günahın alışkanlık haline gelmesi, onun manevi zararını görmezden gelmeye, “küçük” diyerek büyük tehlikeleri hafife almaya yol açar.
- Manevi Uzaklık: Kişi ile Allah arasında perde oluşmasına, ibadetlerden lezzet alınamamasına ve manevi hayatta büyük bir karanlığa neden olur. [1, 2, 3, 4, 5]
Özetle, günahı alışkanlık edinmek, manevi hayatta geri dönülmesi zor bir yola girmek ve kişinin hem dünyasını hem de ahiretini tehlikeye atması demektir.
Bir Niyet Bir Tasavvur’da eğitimci Melahat Güler ve Nurender Kuşaslan birkaç haftadır ‘günah psikolojisini’ ve ‘günahtan kurtulmanın yollarını’ tefekkür ediyorlar. Ağırlıklı olarak, Kur’an ve sünnette günaha karşı uygulanması emredilen tedbirleri analiz eden ikili, Risale-i Nur’da geçen izah ve tefsirleri de, Kur’an ve sünneti anlamada bir merdiven olarak kullanıyorlar.
Bu hafta da Kur’an’da mü’minin günahlardan kaçınmasına yapılan vurguya ve mü’min için günahın ancak ‘yanlışlıkla düşülen birşey’ olması gerektiğine vurgu yapan ikili; alışkanlık haline gelen günahların ise mü’minin mü’minlik vasfına asla yakışmayacağına dikkat çekti. Bediüzzaman’ın Mesnevî-i Nuriye’deki izahlarına da değinen Güler ve Kuşaslan, alışkanlık haline gelen günahlarla küfür arasındaki ilişkiyi de bu metindeki basamaklar eşliğinde tefekkür etti.
Özellikle “Alışkanlık haline gelen gelen günahların insanı küfre götürmesi riski yüksektir!” tesbitinin altını çizen Nurender Kuşaslan, zira böylesi günahların da, tıpkı zararlı kimi maddeler gibi, bağımlılık yapabildiğini ifade etti. Bağımlılık oluştuktan sonra da o günahı terketmek yerine haramlığı inkar ile meşrulaştırma yolunun seçilebileceğine dikkat çeken Kuşaslan; bunun da doğrudan doğruya itikadda meydana gelen bir sapma olduğunu sözlerine ekledi.
https://www.tv111.com.tr/haberler/gunahlarin-aliskanlik-haline-gelmesi-neden-tehlikeli-662.html
Alışkanlık haline gelmiş bir günahtan nasıl kurtulunur?
Alışkanlık haline gelmiş bir günahtan kurtulmak için samimi bir tövbe-i nasuh (kesin dönüş) ile günahı terk etmek, pişmanlık duymak, bir daha dönmemeye azmetmek ve günah ortamlarından uzak durmak gerekir. Namaza devam etmek, ibadetle meşgul olmak ve dua etmek iradeyi güçlendirerek bu döngüyü kırmaya yardımcı olur. [1, 2, 3]
Alışkanlık Haline Gelmiş Günahlardan Kurtulma Yolları:
- Samimi Tövbe ve Kararlılık: Günahın işlendiği an veya hemen sonrasında, gerçekten pişman olarak Allah’tan af dilemek ve bir daha işlememeye kesin karar vermek.
- Ortam Değişikliği: Günaha teşvik eden ortamlardan, arkadaş çevresinden veya alışkanlıklardan (sosyal medya, belirli saatler vb.) uzak durmak.
- Namaz ve İbadet: Günde beş vakit namaz, günahlara karşı bir kalkan görevi görür. Namaz, insanı münkerden (kötülükten) alıkoyar.
- İstiğfar ve Dua: Günah işledikten sonra hemen ardından abdest alıp iki rekat namaz kılarak istiğfar etmek (af dilemek) o günahın silinmesine vesile olur.
- İyilikle Kötülüğü Silmek: “Şüphesiz iyilikler, kötülükleri giderir” ayeti mucibince, günah işlenen alanda veya aynı şekilde iyilik yapmaya çalışmak.
- Sabır ve Süreklilik: Alışkanlıklar hemen bırakılamayabilir; başarısız olunduğunda pes etmeyip, her seferinde yeniden tövbe ederek mücadeleye devam edilmelidir. [1, 2, 3, 4, 5]
Bırakılmayacak günah yoktur. İlim, zaman, mekan ve çevre ile her günah bırakılabilir.
Allah’ı sevmek ve onun razı olduğunu bilmek soyut bir durum olduğu için anlamak zordur. Bir insan ben Allah’ı seviyorum diyebilir. Fakat bu durum içimizdeki bir duyguyu anlattığından dolayı, dışımızda bunu göstermemiz gerekir.
Diğer taraftan, Allah bizden razı mı? Biz onun yanında nasıl bir kuluz? Bu sorular da aynı şekilde anlaşılması zor konulardır. Bunu anlamanın da bir yolu olmalı.
İşte hem bizim Allah’ı sevdiğimizin anlaşılması, hem de Allah’ın bizden razı olduğunu anlamanın yolunu şu ayeti kerimede Allah’ımız bildiriyor.
“Ey Muhammed deki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana tabi olun, ta ki Allah da sizi sevsin.” (Al-i İmran, 3/31)
Dikkat edilirse Allah’ı sevmemizin göstergesi Hz. Peygamber Efendimize (asm) uyarak İslamı yaşamaktır. Biz Peygamberimize (asm) uyarak hayatımızı yaşarsak, netice de Allah’ın da bizi sevdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Mesela, babanızı ve annenizi sevdiğiniz nasıl anlaşılır? Onların isteklerini yapar, memnun olmadığı şeyleri de terk ederseniz, o zaman sevdiğiniz ortaya çıkmış olur. Onlar bize demeseler bile biz bundan anlarız ki onlar da bizi seviyorlardır. Tam tersi olsa dediklerinin hiç birini yapmam ama, kalbime bak onları çok seviyorum deseniz kime inandırabilirsiniz.
Demek ki Allah, Peygamberimizi (asm) bir model olarak yaratmış ve en güzel örnekleri onda göstermiş. Bize de, eğer beni seviyorsanız, size peygamber olarak gönderdiğim Hz. Muhammed’e uyunuz. O takdirde anlayın ki ben de sizi seviyorum, diyor.
Sözün özü: Allah’ın bizi sevdiğinin göstergesi, bizim ne kadar Hz. Muhammed’e benzediğimizdir. Ona göre sonuca varabiliriz.
Size, bize ve tüm insanlara yol haritası Kur’an ve sünnettir. Bundan başkasını size tavsiye edemeyiz. Yani Kur’an’ı ve sünneti, yani Rasulullahı (a.s.m) kendimize rehber edinmek, kendimizi onlara endekslemek ve imani bahis ve kitapları tefekkür ile okumaktır. Yani imanın ve Kur’an’ın anlattığı ve bahsettiği Kur’anî ve imani kitaplar bulabilseniz veya bu konuları tefekkür ve mütalaa eden şahsiyetlerle beraber olmakla onlardan istifade edebilseniz, sizin hem dünyanıza hem de ahiretinize faydalı olacaktır.
Namazları vaktinde kılmak, büyük günahlara dikkat etmek ve namazın arkasındaki tesbihatı yapmak ayrıca sizi tekamül ettirecektir.
Bu konuda size bazı tavsiyelerimiz olabilir:
1. Çevrenizde güven ve itimat duyduğunuz bazı kimselerle istişare ederek, İslamî çizgiyi koruyan ve sorularınıza cevap verebilecek cemaat mensuplarıyla görüşmenizi;
2. Zafer, Nesil, ve Cihan yayınları gibi yayınevlerinde çıkan kitaplardan bazılarını seçerek okumanızı;
3. Bizim tavsiye edeceğimiz şu kitapları okumanızı öneririz:
(Zafer Yayınları, Yerebatan cd. 45/2 Cağaloğlu, İst. Tlf. 212 5270207)
– Gerçeğe Doğru Serisi, 6 cilt.
– Nurdan Kelimeler / Cümleler, 2 cilt.
– Bir Kader Sohbeti
– Ölüm Son Değildir, 3 cilt.
– Risale Okumaları, 2 cilt.
(Nesil Yayınları, Sanayi Cd. Bilge Sk. No: 2 Yeni Bosna İst. Tlf. 212 5513225)
– Dört Halife,
– Sahabe Modeli,
– Peygamberimizin Hayatı,
– İslamı Nasıl Anlamalı,
– Gençliğe Sesleniş,
– Vesvese, Sebepleri ve Kurtuluş Yolları,
– Kendini Arayan Adam,
– Müslüman Nasıl Yaşamalı,
– Peygamberimizin Tebliğ Metodu, 2 cilt.
– Kur’an’da Cihad ve Savaş.
Ayette geçen Nefis ve Malın Allah’a satılması ne demektir?
Nur Külliyatı’nda, “Muhakkak, Allah müminlerden nefislerini ve mallarını cennet mukabili satın almış bulunuyor.” mealindeki âyet-i kerimenin tefsiri yapılırken bir temsil getirilir ve temsilin bir yerine de şu mesaj yüklenir.
“Hem o fabrikadaki âletler benim namımla ve benim tezgâhımda işlettirilecek. Hem fiyatı, hem ücretleri birden bine yükselecek.” (bk. Sözler, Altıncı Söz)
Bir sohbette arkadaşlarıma, toprağın ve suyun fiyatlarını sormuş ve bir cevap alamamıştım. Muzun fiyatını sorduğumda ise yüksek bir rakamla karşıma çıkmışlardı. İşte toprak ve su Allah’ın bir fabrikası olan ağaca girdiklerinde, öteden muz olarak çıkıyor ve büyük bir kıymet kazanıyorlar. Aynı şekilde, otu inek denilen bir canlı fabrikaya veriyoruz, et ve süt elde ediyoruz. Şeker pancarı, fabrikadan şeker olarak çıkarken, çiçek tozları kovanda bal oluyorlar.
İnsan, etrafını saran böyle sonsuz ibret tablolarından ders alarak nefis ve malını, Rabbinin emir tezgâhına soksa, alâ-yı illiyyin denilen o üstün makama erecek ve cennet ehli olma şerefine kavuşacak.
Nefis denilince insanın zâtını anlıyoruz, mal denilince de zâtın tasarrufuna verilen emanetleri. Bir başka ifadeyle, “nefis” insana ihsan edilen dahilî nimetleri; “mal” ise haricî nimetleri temsil etmekte. Her ikisi de insanı ya alâ-ı İlliyyîne çıkaran yahut esfel-i safiline düşüren imtihan âletleri.
Âyet-i kerimede nefisten başlandığını dikkate alarak nefsimiz üzerinde biraz duralım.
İnsan aklı, fizik ve kimyadan, ticaret ve ziraattan, kumar ve soyguna kadar her şeyde istimal edilmeye müsait. Bunların bir kısmı insanı yükseltirken, diğerleri alçaltır.
İnsan kalbi bir umman. İman ve küfürden, adalet ve zulme, tevazu ve kibre, itaat ve isyana, muhabbet ve nefrete, af ve intikama ve daha nice müspet ve menfi mânâlara açık. İnsanın alâ-yı illiyyîne yükselmesinde yahut esfel-i safilîne yuvarlanmasında en büyük pay onun.
Kalbe bağlı lâtifeler, hisler bedenin organlarından çok. Bunlar da insanı ya yücelere çıkarır yahut çukurlara düşürür. Sevgiden başlayalım. İnsan bu his ile, ya Rabbini ve Mevlâsını sever, yahut nefsini ve menfaatini. İşte birinci hâl yükseliş, ikincisi çöküştür.
Bir diğeri, “endişe duygusu.” İnsan, ya maddî ve dünyevî problemleri kendisine dert edinir, bunların endişesiyle ruhunu perişan eder. Yahut, bu dünya yolculuğunun cehennemle son bulma endişesi onu durmadan çalışmaya, gayrete ve duaya sevk eder. Birincisi, aşağıların aşağısı, ikincisi yüceler yücesidir.
Beş duyumuz da bu ölçüye vurulmalı. İnsan bunlarla sâlih amel de işleyebilir, isyan ve günah da. Birinciler, insanı en ileri makamlara, ikinciler ise en derin azaplara hazırlar. Yine Nur Külliyatı’nda, “Küfür, mahiyet-i insaniyyeyi yıkar, elmastan kömüre kalbeder.” denilerek, büyük bir hakikat dersi verilir. Demek ki, insan ahsen-i takvim ile ifade buyrulan bir elmas mahiyetinde yaratılmış. Kendisini rıza çizgisinden, istikamet hattından dışarı çıkarırsa, ceza alarak aşağıların aşağısına atılıyor. Bu çöküş “kömür” olmakla sembolize edilmiş. Bilim adamlarımızın ifadelerine göre, elmasla kömürün temel taşları aynı. Sadece kristalleşme şekilleri farklı. İşte bu farklılıktan birbirine zıt iki mahiyet doğuyor. Aynı harflerle farklı kelimelerin yazılabilmesi gibi, aynı insan mahiyetinden de birbirine zıt meyveler çıkabiliyor: Mümin-kâfir, salih-fasık, âdil-zâlim, mütevazı-mağrur gibi.
Bu misâle göre:
•Ahsen-i takvim, “en güzeli yazabilecek kıvamda, kabiliyette yaratılmış olma.”
•Alâ-yı illiyyîn, “bunu başarabilenlerin yüksek makamı.”
•Esfel-i safilîn, ise “yanlış yazanların büyük düşüş ve çöküşü.”
Allah Resulü (a.s.m.),
“Dünya âhiretin tarlasıdır.” (Aliyyülkârî, el-Masnû’, I/135; el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, I/1320)
buyurur. O halde insan bu dünyada, çekirdek kabilinden de olsa, “alâ-yı illiyyîn” şerefine erecektir ki, bu mazhariyet âhirette o yüce makam olarak kendini göstersin. Ve yine insan, işlediği isyanlarla, “esfele-i safilîne” lâyık olacaktır ki, bu liyakat o dehşetli azabı meyve versin.
Sözün özü: Yüksek insanlar da, alçak insanlar da bu dünyada yetişiyorlar. Ve âhirette her nefis kendi ameline uygun saadete eriyor yahut azaba düşüyor.
İlave bilgi için tıklayınız:
– Günah işleyen kişi tövbe etmekle günahlarından kurtulabilir mi?
Selam ve dua ile…
Sorularla İslamiyet
Deutsch
Günahların alışkanlık haline gelmesi neden tehlikeli ve bundan nasıl kurtulunur?
Günahların alışkanlık haline gelmesinin temel tehlikeleri şunlardır: Özetle, günahı alışkanlık edinmek, manevi hayatta geri dönülmesi zor bir yola girmek ve kişinin hem dünyasını hem de ahiretini [...]
Bir insan haramlardan sakınsa, sevap da mı kazanır? Günahı terk eden, ibadet etmiş olur mu?
Fıkıh kaideleri: Haramdan kaçmanın sevabı, farzları yapmanın sevabından daha fazladır. Haramdan kaçmak, farzı yapmaktan önce gelir… Soru Detayı – Bir insan Allah korkusundan haramlardan sakınsa sadece [...]
Farz Namazları aslında İki Rekat mıdır?
İslam alimlerinin büyük çoğunluğuna (icma) göre, mukimken (yolcu değilken) farz namazlar öğle, ikindi ve yatsı için 4, akşam için 3, sabah için 2 rekat kılınır. Kur’an-ı [...]
Sünnet namazları kılmak şirk midir?
Genel Ehli Sünnet alimlerine göre, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) sünnetine uymak şirk değil, aksine Allah’ın emrettiği bir ibadet ve itaattir. Sünnet, Kur’an’ın yaşanmış hali kabul edilir ve [...]
Bağımlılık derecesinde alışkanlık haline gelmiş bırakılamayan günahların tövbesi nasıl olur?
Bu soruyu sorularlaislamiyet sitesine sormuştum. Verilen cevabı yetersiz bulunca soru cevap şeklinde yazışmalarımız devam etmişti, bu yazışmayı ve konuyla ilgili tüm araştırmalarımı buraya ekliyorum… Öncelikle bağımlılığı [...]
Allah hayvanların parçalanmasına neden izin veriyor? Suçsuz oldukları halde neden acı çekiyor?
“Masum, suçsuz, zavallı hayvanların başına gelen musibetler Allah’ın adaletine ters gelmiyor mu? Ne dersiniz Hocam?” Meseleye “fıtrî şeriat”ın kanunları açısından bakılırsa büyük ölçüde anlaşılır. Fıtrî şeriat [...]
Yolsuzluk malından sadaka olmaz !
Yağmaladıkları kamu malıyla güya hayır hasenatta yapıyorlar. Yolsuzluk malından sadaka olmaz ! Bu ifade, Prof. Dr. Ayhan Tekineş tarafından sosyal medya platformlarında ve video içeriklerinde dile [...]
Önüne gelene ‘hain, alçak, namussuz’ diyen birine tebliğci denebilir mi?
İsmini ve fotoğrafını kapatarak yazdıklarını gösterip anket yapsanız sonuç şöyle çıkar: Tipik bir AKP trolü. Dini terminolojinin üstüne boca edilmiş milliyetçilik sosu, kaba bir dil, önüne [...]
Kur’an-ı Kerim sureleri günümüzde neden nüzul sırasına göre sıralanmamıştır; günümüzdeki sıralama neye göre yapılmıştır?
Kur’an-ı Kerim’in iniş (nüzul) sırasına göre değil de günümüzdeki tertibiyle (Mushaf sırası) kitaplaşması, vahiylerin kronolojik bir tarihçe değil, ilahi hikmet, konu bütünlüğü ve konu odaklı bir [...]
Bir mürşide intisap etmeden kendimize göre zikir çekebilir miyiz?
Tek başına zikir çekmek İslamiyet’te caizdir ve oldukça faziletli bir ibadettir . Kur’an-ı Kerim’de Allah’ı ayaktayken, otururken veya yatarken zikredenler övülmüştür, bu da zikrin her an [...]
Kaza namazı hangi vakitlerde kılınabilir, belli bir vakti var mıdır?
En doğrusu ve en kurtarıcısı, namazın borcundan kurtulmaktır. Üç kerahet vakti dışında nerede ve ne zaman olursa olsun, bir vakit, bir günlük gibi ayrıntılara girmeden kaza [...]
Peygamberimiz’in bazı kötü amelleri işleyenlere lanet etmesi ne anlama geliyor?
Soru Detayı Imam Gazali “Dilin Afetleri ve Lanet” konusu açıklanan bir eserinde şunları yazıyor: “Lanet,” ‘Allah kâfiri, lanetin sebebi olan küfür üzerinde sabit kılsın.’ demek gibidir. [...]
İrademize yenik düşüp nefsimizin hevasına uyarak günah işlediğimizde kuranda ve hadislerde belirtilen “Hevasını ilâh edinen” lerden olup şirk suçumu işlemiş oluyoruz?
Soru Detayı: Günah nefsine yenik düsüp hevasına/tutkularına boyun eğmektir! Günahin manasi budur ve her mümin günah isleyebilir,bu ehli-sünnet ölcülerine göre sabittir! ben böyle biliyorum. Fakat Kuranda [...]
“HEPSİ BENİM”… Hayra vesile olan o hayrın sahibimidir? O hayırdan menfaatlanma hakkına sahibmidir?
Soru: Hayra vesile olan o hayrın sahibimidir? O hayırdan menfaatlanma hakkına sahibmidir? 2 kisi 15 yil önce bir isyeri acti, kimin patron oldugu belirlenmedi, sözlesmeye göre [...]
Gerçek fedakârlık; bugün neyi Allah için verebildiğimizle ölçülür !
İnsan bazen büyük sözler söyler… Ama mesele söz değil, yaşadığımız hayattır. Gerçek fedakârlık; bugün neyi Allah için verebildiğimizle ölçülür. Uykumuzdan, vaktimizden, paramızdan… Neyi feda edebiliyoruz? Çünkü [...]
Üzerinde çok fazla kaza namazı borcu olanlar hergün bir günlük kaza namazı yerine yarım günlük kılabilirmi?
Azda olsa, önemli olan devamlılıktır ! Tüm ehli-sünnet mezhepleri kaza namazı olanların geçmiş namazlarını bir an önce kaza etmelerinin (kılmalarının) esas olduğunu, mazeretsiz olarak namazı kasten [...]
Kur’an ve Sünnet Işığında Cariyeler ve Sömürülen Cinsellikleri
İslam’da Kölelik ve Cariyelik – Ali Rıza DEMİRCAN Kitabın özeti: Kurduğu Savaş Esirliği Sistemi ile gücü kırılan ve stratejik hedefleri tahrip edilen düşmandan esir alınmasını onaylayan [...]
Pornografi Bağımlılığı Kendiliğinden Geçmeyecek
‘Allah’ım sükunet bulacağım eşim yokken cinsel arzularımın şiddetlenmesinden sana sığınırım.’(Ebu’d-Derda r.a) İstenmeyen cinsel davranışlarla mücadele edenlerin yaptıkları genel hatalardan biri bu davranışları herkesten gizlemek ve bu [...]
Yatsı namazının vakti ne zamandır? İmsak vakti ne zaman girer? Vaktin girdigi yerde takdir olmaz!
‘Şafak kırmızılıktır, kırmızı şafak kaybolunca yatsı namazının vakti girer. İmsak vakti, beyazlığın ufuk üzerinde ilk görüldğü vakittir.‘ Nemâzın sahîh olması için, hem vaktinde kılmak ve hem [...]
Her belaya uğrayan kötü değildir, aksine…
İnsanlara bela, iki sebepten gelir. Ya işlediği günahlar yüzünden veya günahsız da olsa derecesinin yükselmesi için. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:(Küçük-büyük her musibet, affedilecek bir günah veya [...]
Ölmeden önce öleni Allah diriltir
Kim bu diinyanın perdelerinden ve karanlık vasıflanndan sıyrılarak iradi ölümü tadabilirse, Allah onu kendi yardımıyla tekrar diriltir. Kim bu diinyanın perdelerinden ve karanlık vasıflanndan sıyrılarak iradi [...]
Nefs, bir putmu? Nefsine boyun eğen, puta tapmış olurmu?
Bu arkadaşın böyle bir iddiası var: Kerem Önder “Nefs, bir puttur ve nefsine boyun eğen, puta tapmış olur!” / Kerem Önder” Nefs bir putsa ozaman her [...]
Mastürbasyon Yapmanın Hükmü – Porno izlemek günah mıdır?
Mastürbasyon her zaman haram değildir… Mastürbasyon Yapmanın Hükmü Mastürbasyon Yapmak Günah mı.? Müstehcen Filmlerin Zararları Porno izlemek günah mıdır? Ali Rıza Demircan Yani diyorki, izlemek dahil [...]
Günahtan kaçmak sevaptan önce gelir – Haramı Terk Etmek Farzdır
Günahtan Kaçınmak farzlardan Öncemi Gelir? Günahi terk etmek ibadet etmekten önceliklidir diye biliyorum. Bu eger dogruysa bunu mesela namaz acisindan nasil degerlendirmeliyiz. Namaz ibadetini terk etmekte [...]
Onlar, yaptıklarında bile bile ısrar etmezler
Yüce Rabbimiz, Kur’ân-ı Kerîm’de müminleri “Onlar çirkin bir şey yaptıkları veya kendilerine kötülük ettikleri zaman Allah’ı hatırlarlar da hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Zaten günahları Allah’tan başka [...]
İslamda sağlık ve can güvenliği önceliklidir
Islam hukukuna göre hayatta kalabilmek icin haramlar helal olur! İslam’da can güvenliği, “Zarurât-ı Hamse” (beş temel esas) içinde ilk sırada yer alan en dokunulmaz haktır. Haksız [...]
Kim ALLAH için Bir Haramı Terkederse, Allah daha hayırlısını verir
Ebu Katade ve Ebu’d-Dehma (r.a), Beytullah’a çokça sefer yaparlar, çok haccederlerdi. O ikisi şöyle anlattılar: Bir defasında çöl ehlinden bir kişinin yanına vardık. Ona: “Hiç Rasulullah [...]
Üzerime yüz kere yemin kefareti vacip olsun diyen kişi ne yapmalı?
Soru Detayı – Gençliğimde bir olay üzerine “şunu yaparsam üzerime yüz kere yemin kefareti vacip olsun” demiştim. Yemini bozdum. Günahtan nasıl kurtulabilirim? – Yemini ederken çokluk belirtmiştim. [...]
Kefaret orucu nasıl tutulur? Birden fazla oruç bozan kimseye kaç defa kefaret gerekir? Ramazan orucunu tutmamak kefaret gerektirir mi?
Cevap Değerli kardeşimiz, Ramazan ayında farz olan oruç tutulduğu için bu ayda kefaret orucu tutulmaz. Diğer ayların hepsinde kefaret orucu tutulabilir. Ramazan ayında, hiçbir özür yokken, [...]
Allah’ın kabul edeceği tövbe
Nisâ Suresi – 17-18 . Ayet Tefsiri Meal (Kur’an Yolu) ﴾17﴿ Allah’ın kabul edeceği tövbe, ancak bilmeden kötülük edip de sonra tez elden pişmanlık getirenlerin tövbesidir; [...]