Sürekli yürümeyen sürekli sürünmeye mahkum olur!…


İman ve İslam adına meydana gelen durağanlıklar insanların hazan vurmuş yapraklar gibi savrulup gitmelerine sebebiyet vermektedirler. Ülfet ve ünsiyetlerin etkisiyle meydana gelen körlükler de durağanlıklara yol açmaktadırlar. Bu yüzden insan sürekli dolup taşmıyorsa zamanla ülfet ve ünsiyete yenik düşmekte, kalb ve latife-i Rabbâniye artık fonksiyonunu eda edemez hale gelmektedir.

Evet, ne olursa olsun durmamalı; insan, bin türlü bela sarmalı içinde olduğu zaman bile, mutlaka bir şey yapma cehd ve gayreti içinde bulunmalı.

İnsanın, imanını teminat altına alması onun hareketine/aksiyonuna bağlıdır…

Sürekli yürüme, sürekli yürüme, sürekli yürüme…

Hep hareket, hep hareket… İman, aksiyon ile beslenmediği takdirde, renk atar, yapraklar gibi savrulur; gülün/çiçeğin, karşısında raksa durduğu şeyler, toprağın bağrında gübre olmaya mahkûm olur. Gübre olmamanın yolu, “iman”dan sonra “aksiyon”dur. Durağanlığın sisi-dumanını ve tehlikelerini, “iman” ve “aksiyon” ile, aksiyonda da “ihlas” ile, ihlasta da “Hakk’ın rızasını hedefleme” ile, rızada da “aşk u iştiyâk-ı likâullah” mülahazasıyla aşarak sürekli yürüme, sürekli yürüme, sürekli yürüme… Sürekli yürüme olmazsa, insan, sürekli sürünmeye mahkûm olur! Sürekli yürümek lazım ki, sürekli sürünme mahkûmiyetine düçâr kalmayalım…

https://www.tr724.com/surekli-yurumeyen-surekli-surunmeye-mahkum-olur/

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir