“Masum, suçsuz, zavallı hayvanların başına gelen musibetler Allah’ın adaletine ters gelmiyor mu? Ne dersiniz Hocam?” Meseleye “fıtrî şeriat”ın kanunları açısından bakılırsa büyük ölçüde anlaşılır. Fıtrî şeriat nedir?
Bir musibete uğrayan, hastalanan hayvanların insan gibi acı çekmediği de düşünülebilir. Buna bir misâl olmak üzere Gençlik Rehberi’nde insan ile hayvan arasındaki farkı anlatılırken bu meseleye şöyle temas edilir: “Hayvana nispeten mazi, müstakbel gayb hükmündedir. Cenab-ı Hakîm-i Rahîm, o gaybı onlara bildirmemekle onları hadsiz elemlerden kurtarmıştır.
Hattâ kesilmek için yatırılan bir tavuk, hiçbir elem ve hüzün hissetmez. Bıçak kestiği zaman hissetmek ister, fakat o his gider, o elemden de kurtulur.” 2 Yani hayvanlar insan gibi mükellef bir varlık olmadıklarından, yaptıklarından dolayı ne bir sevap kazanırlar, ne de bir günaha girerler. Bu misalde olduğu gibi, Cenab-ı Hak onlara en dayanılmaz bir hal olan ölüm cezasını bile tattırmıyor. Böylece onlar, insan gibi büyük bir acı ve ıstırap duymuyorlar. Bunun için hayvanların başına gelen felâket ve musibetler insana geldiği gibi ağır olmaz.
Bu şekilde bir soru Mektubat’ta şöyle geçer: “Cenab-ı Hak musibetleri veriyor, belâları musallat ediyor. Hususan masumlara, hatta hayvanlara bu zulüm değil mi?”
Bu soruya cevap olarak “Mülk Onundur. Mülkünde istediği gibi tasarruf eder” dedikten sonra, terzi ile model için ücretle tutulan bir insanın durumunu misâl verir. Şöyle ki, model için tutulan insan, elbisenin terzi tarafından kesilip biçilmesine itiraz edemez. Çünkü o elbise kendisinin değildir. Bunun gibi insan ve diğer yaratıklar Allah’ın birer mülküdür.
Cenab-ı Hak, yoktan var ettiği, birçok azâ ile çeşitli duygular verdiği mahlûkatı üzerinde birçok isimlerinin cilvelerini göstermek için çeşitli hallere sokar. Onun bu tasarrufu hiçbir şekilde hikmetsiz değildir. Çünkü Allah’ın Muhyî (hayat veren) ismi olduğu gibi, Mümît (öldüren) ismi de vardır. Rahîm ismi ile birlikte Kahhar ismi de mevcuttur.3 Bütün isimler birbirinden güzel cilveler gösterir.
1. Mesnevî-i Nuriye. (Katre) s.24.
2. Şualar, 11. Şua, s.182.
3. Mektubat, 12. Mektub, s.28.
Kaynak: Hayvanlar suçsuz oldukları halde neden acı çekiyor? – Mehmet PAKSU
Hayvanlar suçsuz oldukları halde neden acı çekiyor? – Mehmet PAKSU
Hayvanların acı çekmesinin hikmeti nedir?
Soru Detayı
– Hayvanların acı çekmesinin hikmeti nedir acaba?
– Bizler başımıza gelenlere imtihan diyoruz mesela bizim kedimizin yavrusu öldüğünde çok üzülmüştü, ben bunu çok merak ediyorum.
Cevap
Değerli kardeşimiz,
– Öncelikle ifade edelim ki, varlık her zaman yokluktan daha hayırlıdır. Buna göre, hayatın zorunlu şartlarından doğan acılar, kederler hayvanlar için yokluk ıstırabından daha müreccahtır.
– Ruh sahibi olmak, lezzet nimetine vesile olduğu gibi, külfet zahmetine de vesile olacaktır. Can sahibi elem de çekecektir.
Allah hakimdir abes iş yapmaz, rahimdir merhameti sonsuzdur.
Şu hâlde hayvanları böyle yaratmasının sonsuz hikmetleri olduğu gibi nihayetsiz rahmetleri de vardır.
Bu dünyada acı çeken, zahmetlere giren her hayvan, ebedi âlemde sonsuz olarak kendilerine mahsus bir şekilde o rahmete mazhar olacaklardır. Çekilen zahmetle ve acılar, o sonsuz nimetlerin yanında okyanustan bir damla, güneşten ve pırıltı bile olamaz.
Bediüzzaman Hazretlerinin şu ifadeleri bu hakikate işaret etmektedir.
“Hayvanların ruhları bâki kalacağını ve Hüdhüd-ü Süleymanî (as) ve Neml’i ve Naka-i Sâlih (as) ve Kelb-i Ashab-ı Kehf gibi bazı efrad-ı mahsusa; hem ruhu, hem cesediyle bâki âleme gideceği ve herbir nev’in arasıra istimal için birtek cesedi bulunacağı rivayet-i sahihadan anlaşılmakla beraber; hikmet ve hakikat, hem rahmet ve rububiyet öyle iktiza ederler.” (Asa-yı Musa, s. 208)
Demek ki hayvanların cesetleri toprak olsa da ruhları bakidir. Gerek yalnız ruhları, gerek bazı cesetlerde toplanan ruhlar olsun bunlar baki olup cennete gidecekler ve mükâfatları vardır. Dünyada hikmeti ne olursa olsun bir şekilde acı çeken hayvanların da ona göre mükâfatları çok olacaktır.
– Allah’ın ezeli ilminin bir nevi olan ilahî kaderin takdirinde salt bir çirkinlik bulunmaz. Zira, iman ettiğimiz Allah abesle iştigal etmez. Bilelim bilmeyelim mutlaka bütün işlerin bir hikmeti vardır. Örneğin, kâinatta mutlak çirkin, mutlak şer olan hiçbir varlık yoktur. Çirkinliği, kötülüğü barındıran varlıkların bu hâlleri izafidir, bir hikmete mebnidir. Mesela, karın soğuk kefeni altında nice güller, çiçekler diriltiliyor… Islatan, inciten sağanak yağmurların altında kışta ölmüş nice canlılar, ağaçlar ve bitkiler canlandırılıyor.
Varlığın bazı olmazsa olmaz şartları olan bir ortamdan kaynaklanan şer hakiki şer değildir; izafidir, rölatiftir. “Az bir kötülüğün olmaması için güzelliği çok olan bir işlemi terk etmek, elbette bütün o güzellikleri de çirkinleştirir.”
– Bazen mal ve hayvanlara gelen zayiat insanlar için bir imtihandır.
“Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele! Onlar, başlarına bir musibet geldiğinde, ‘Doğrusu biz Allah’a aidiz ve kuşkusuz ona döneceğiz.’ derler.” (Bakara, 2/155-156)
mealindeki ayetten hayvanların uğradıkları değişik hâllerin altında yatan önemli bir hikmet insanların imtihanıdır. Sabrederler mi, razı olurlar mı?
Bu konuda çok şey söylenebilir. Fakat bunu özet olarak aşk ettik, detaylı meşk etmeyi de ferasetinize havale ediyoruz.
Selam ve dua ile…
Sorularla İslamiyet
Haşa, Allah Teala sadist mi, hayvanların parçalanmasına neden izin veriyor?
Soru Detayı
– Yıllardır hayvanlar dünyasıyla ilgili belgeseller izlerim ve sürekli şahit olduğum sahneler aklıma bu soruyu getirdi. Mevzu bahis sahnelerde defalarca vahşi hayvanların avlarını öldürmeden canlı canlı yediklerine şahit oldum. Av olan hayvanın halini yazmama gerek yok sanırım (korkunç acı, korku, çaresizlik duygularıyla beraber az sonra vücudu parça parça yenecek ve canlı canlı ölecek: vahşet).
– Neden yaratılıyor bu acılar yüz binlerce yıldır?..
– Daha önce küçücük bebecikler ağır hastalıklar nedeniyle kimi aylarca kimi yıllarca acı çekip ölüyorlar neden, dediğimde (mükellef bile değiller hani mükellef olsalar sınav vs.. diyeceğiz)?
– İşte anne babalarının sınavı; dünya, insanoğlunun dünyaya geliş amacı, imtihan vs.. dediniz hiç tatmin olmadım hiç…
– Şimdi soruyorum neden bu hayvanlar bu ızdırapları çekiyor (irade sahipleri de değiller ki, karşılığında mükafat alsınlar hepsi zaten toprak olacak öbür tarafta) bunca acı bu dünyada ve belki de alemlerin bilemediğimiz nicesinde neden var?..
– Haşa Allah ü teala sadist mi bunca acıyı sürekli yaratıyor (belki de milyonlarca yıldır)?
– Kuran buna ne diyor?
Cevap
Değerli kardeşimiz,
“Vahşi hayvanlar bir araya toplandığında, denizler ateşlendiğinde, nefisler eşleştirildiğinde, diri diri toprağa gömülen kıza sorulduğunda ‘Hangi günahtan dolayı öldürüldü?’ diye sorulduğunda… Herkes ne getirmiş olduğunu anlar.” (Tekvir, 81/5-14)
“Her hak sahibine hakkını vereceksiniz, hatta boynuzsuz koyunun boynuzlu koyundan kısas suretiyle hakkı alınacaktır.”(Müslim, Birr 15, 60)
İnsan, kendini ölçü alarak hayvanları anlayamaz:
Öncelikle hayvanların çektiği acıların insanın beyin algısı ve ölüm düşüncesinden yoksun olduğu açık bir husustur.
Hayvanların nasıl bir duygu ile bu acıları yaşadıkları insana kıyaslanmamalıdır. Zira insan beyninin algı mekanizması, alınan duygulara farklı anlam ve içerikler katmaktadır.
Örneğin bir hastanın hastalığından duyduğu acı mekanik bir acı olmakla beraber, umutsuzluk, kimsesizlik, çaresizlik, yokluk, zavallılık gibi algılar insan bilincine ait algılardır.
Gerçekte bizim hastalık dediğimiz de bu keder, hüzün ve ızdırap algımızdan kaynaklıdır.
Hayvanlarda ebedilik veya sonsuzluk gibi bir bilinç algısı olmadığı gibi, yaptıkları işin suç veya kötülük olduğuna dair de bir anlam algıları söz konusu değildir.
Acı duygusunun ise beyin tarafından salgılanan karşı hormonlar ile tolere edildiği veya beynin belli bir titreşim katsayısından sonra algıyı iptal ettiği bilinmektedir.
Dolayısıyla hayvanlara acımak şeklinde duyulan duygu antropik bir algıdan ibarettir.
Hayvanların da kendilerine göre aldıkları lezzetler vardır:
Kaldı ki Kur’an-ı Kerim anlam içeriğinden yoksun hayvanlara ait bu gibi durumların bile adalet ile düzenleneceğini ve acı duygusuna karşılık hayvanlara zevk duygusunun verileceğini göstermektedir.
Hayvanların bedenen ebedi olmamaları ise onlardaki bu algı ve anlam noktasındaki bilinç yokluğudur.
Bazı kimseler, bu ve benzeri sorularda hem antropik bir duruşla hem de bireysel anlamda kendi duygu ve algılarını merkeze alarak evrensel bir yorum zorlaması açığa çıkmaktadır.
Bu ise sonuçta Allah’ın da bir insan gibi düşünülmesine ve O’na asla layık olmayan yanlış ifadelerle güya sorgulanmaya çalışılmasına neden olmaktadır.
Allah, hiçbir şeye benzemez:
İnsan olarak bizim alemimiz bizi bağlar. Ve biz bu alemimizden sorgulanacağız.
Allah-u tealanın sabır ismi olduğu gibi haksızlıklara karşı müntakim ismi de vardır.
Allahu Teala bizlerin düşüncelerinin ürünü olan bütün noksan sıfatlardan münezzehtir.
Hayvanın başına gelen her şey rahmettir:
Hayvanların çektikleri sıkıntılar, onlar için bir rahmettir. Ebediyen o rahmetten istifade edeceklerdir.
Rahmân ismi, “bütün canlıların, başta rızık olmak üzere, her türlü ihtiyaçlarını rahmetiyle yerine getiren” manasına gelmektedir.
Hayvanlar âleminin görevlerini aksatmadan yerine getirmelerine mükâfat olarak, ahirette onlara mahsus bir saadete kavuşmalarını Rahmân ismi iktiza etmektedir. Buna hem örnek, hem delil olmak üzere hayatını Allah uğrunda feda eden mücahitlerin şehitlik rütbesine ermeleri verilebilir. O şehit, hayatını Allah yolunda feda ettiği gibi, her bir hayvan da yine Allah’ın ona ihsan ettiği cihazlarla O’nun verdiği fıtrî vazifeleri yerine getirerek yaşıyor ve hayatını bu yolda bir bakıma feda ediyor. Onların hayatları da ‘vazife uğrunda ve mücahede işinde telef” oluyor.
Bu sebeple, hayvanların da kendilerine mahsus bir manevî ücret almaları, ahirette ruhanî bir zevk tatmaları Rahmân isminin ayrı bir tecellisi olacaktır.
Her hayvan türünün aldığı lezzet farklıdır:
Hanlıların her bir türü ayrı bir âlemdir. İnsan nevi, bu milyonlarca neviden sadece biridir. Bizler, hayvanların her bir nevinin bu dünya hayatından nasıl bir haz aldıklarını bilemediğimiz gibi, ahiretteki manevî ücretlerini de idrak edemeyiz.
Şu var ki, semada uçan bir kuşla, denizde yüzen bir balığın yahut ormanda gezen bir ceylanın bu dünya hayatından aldıkları lezzetler ve hazlar birbirinden farklı olduğu gibi, bunların ahiretteki manevî lezzetleri de her birinin istidadına göre farklılık gösterecektir. Biz ancak bu farklılığın olması gerektiğine aklen hükmedebiliriz. Ama bu farklı lezzetlerin ve zevklerin mahiyetini ve keyfiyetini anlamamız mümkün değildir.
Hayvanda akıl olmadığı için ölüm acısını hiç düşünmez. Dünyadan ayrılmak gibi bir problemi de yoktur. Sadece kesime yakın bir şeyler hisseder gibi olur.
Her nefis ölümü tadacaktır:
Her nefis ölümü tadacağına göre, hayvanlar da bu kaideye dahildirler.
Cenâb-ı Hak, sonsuz hikmetiyle hayvanlar âlemini “et yiyenler ve bitkiyle beslenenler” olmak üzere iki kısma ayırmıştır. Bütün hayvanlar ot yeselerdi, bütün hayvanların cenazeleri ortada kalacaktı. Bu faraziyeye göre, böcekler de et yemeyeceklerinden bir buçuk milyonu aşan hayvan türlerinin bütün cenazeleri yeryüzünde açıkta bırakılacak, yahut hepsinin toprağa gömülmeleri gerekecekti.
İlâhî hikmet, hayvanların bir kısmını diğerlerine rızık yapmakla hem Rezzak ismini tecelli ettirmekte, hem de Kuddüs isminin tecellisiyle yeryüzünün temizliği ve nezafeti sağlanmış olmaktadır.
Hayvanların terakkisi yoktur:
Her canlının kendine mahsus tespihi ve ibadeti vardır. Bu görevini yapan ve bu dünyadan göçme zamanı gelen bir canlıyı bir başka hayvanın parçalayıp yemesinden, yahut insanların yaptığı gibi kesip yemelerinden rahatsızlık duyanlar şunu unutuyorlar:
Bir insanın bir başkası tarafından öldürülmesiyle bir hayvanın kesilip yenilmesi arasında şöyle önemli bir fark vardır: “İnsan, öldürülmeyip hayatta kalsaydı şu ibadetleri yapabilir, şu hayırları işleyebilir ve şu ilimleri tahsil ederek kemale erebilir, manevî terakkisinde büyük yol alabilirdi.” diye düşünebiliriz. Ama, hayvanlar için böyle bir terakki ve tekâmül söz konusu değil.
Özetle, Allah Hakimdir, abes ve gereksiz iş yapmaz; Rahimdir, merhametiyle muamele eder. Onun hikmetine ve rahmetine itimat etmek, Ona güvenmek ve Ona gerçekten inanmak gerekir…
Selam ve dua ile…
Sorularla İslamiyet
Deutsch
Allah hayvanların parçalanmasına neden izin veriyor? Suçsuz oldukları halde neden acı çekiyor?
“Masum, suçsuz, zavallı hayvanların başına gelen musibetler Allah’ın adaletine ters gelmiyor mu? Ne dersiniz Hocam?” Meseleye “fıtrî şeriat”ın kanunları açısından bakılırsa büyük ölçüde anlaşılır. Fıtrî şeriat [...]
Yolsuzluk malından sadaka olmaz !
Yağmaladıkları kamu malıyla güya hayır hasenatta yapıyorlar. Yolsuzluk malından sadaka olmaz ! Bu ifade, Prof. Dr. Ayhan Tekineş tarafından sosyal medya platformlarında ve video içeriklerinde dile [...]
Önüne gelene ‘hain, alçak, namussuz’ diyen birine tebliğci denebilir mi?
İsmini ve fotoğrafını kapatarak yazdıklarını gösterip anket yapsanız sonuç şöyle çıkar: Tipik bir AKP trolü. Dini terminolojinin üstüne boca edilmiş milliyetçilik sosu, kaba bir dil, önüne [...]
Kur’an-ı Kerim sureleri günümüzde neden nüzul sırasına göre sıralanmamıştır; günümüzdeki sıralama neye göre yapılmıştır?
Kur’an-ı Kerim’in iniş (nüzul) sırasına göre değil de günümüzdeki tertibiyle (Mushaf sırası) kitaplaşması, vahiylerin kronolojik bir tarihçe değil, ilahi hikmet, konu bütünlüğü ve konu odaklı bir [...]
Bir mürşide intisap etmeden kendimize göre zikir çekebilir miyiz?
Tek başına zikir çekmek İslamiyet’te caizdir ve oldukça faziletli bir ibadettir . Kur’an-ı Kerim’de Allah’ı ayaktayken, otururken veya yatarken zikredenler övülmüştür, bu da zikrin her an [...]
Kaza namazı hangi vakitlerde kılınabilir, belli bir vakti var mıdır?
En doğrusu ve en kurtarıcısı, namazın borcundan kurtulmaktır. Üç kerahet vakti dışında nerede ve ne zaman olursa olsun, bir vakit, bir günlük gibi ayrıntılara girmeden kaza [...]
Peygamberimiz’in bazı kötü amelleri işleyenlere lanet etmesi ne anlama geliyor?
Soru Detayı Imam Gazali “Dilin Afetleri ve Lanet” konusu açıklanan bir eserinde şunları yazıyor: “Lanet,” ‘Allah kâfiri, lanetin sebebi olan küfür üzerinde sabit kılsın.’ demek gibidir. [...]
İrademize yenik düşüp nefsimizin hevasına uyarak günah işlediğimizde kuranda ve hadislerde belirtilen “Hevasını ilâh edinen” lerden olup şirk suçumu işlemiş oluyoruz?
Soru Detayı: Günah nefsine yenik düsüp hevasına/tutkularına boyun eğmektir! Günahin manasi budur ve her mümin günah isleyebilir,bu ehli-sünnet ölcülerine göre sabittir! ben böyle biliyorum. Fakat Kuranda [...]
“HEPSİ BENİM”… Hayra vesile olan o hayrın sahibimidir? O hayırdan menfaatlanma hakkına sahibmidir?
Soru: Hayra vesile olan o hayrın sahibimidir? O hayırdan menfaatlanma hakkına sahibmidir? 2 kisi 15 yil önce bir isyeri acti, kimin patron oldugu belirlenmedi, sözlesmeye göre [...]
Gerçek fedakârlık; bugün neyi Allah için verebildiğimizle ölçülür !
İnsan bazen büyük sözler söyler… Ama mesele söz değil, yaşadığımız hayattır. Gerçek fedakârlık; bugün neyi Allah için verebildiğimizle ölçülür. Uykumuzdan, vaktimizden, paramızdan… Neyi feda edebiliyoruz? Çünkü [...]
Üzerinde çok fazla kaza namazı borcu olanlar hergün bir günlük kaza namazı yerine yarım günlük kılabilirmi?
Azda olsa, önemli olan devamlılıktır ! Tüm ehli-sünnet mezhepleri kaza namazı olanların geçmiş namazlarını bir an önce kaza etmelerinin (kılmalarının) esas olduğunu, mazeretsiz olarak namazı kasten [...]
Kur’an ve Sünnet Işığında Cariyeler ve Sömürülen Cinsellikleri
İslam’da Kölelik ve Cariyelik – Ali Rıza DEMİRCAN Kitabın özeti: Kurduğu Savaş Esirliği Sistemi ile gücü kırılan ve stratejik hedefleri tahrip edilen düşmandan esir alınmasını onaylayan [...]
Pornografi Bağımlılığı Kendiliğinden Geçmeyecek
‘Allah’ım sükunet bulacağım eşim yokken cinsel arzularımın şiddetlenmesinden sana sığınırım.’(Ebu’d-Derda r.a) İstenmeyen cinsel davranışlarla mücadele edenlerin yaptıkları genel hatalardan biri bu davranışları herkesten gizlemek ve bu [...]
Yatsı namazının vakti ne zamandır? İmsak vakti ne zaman girer? Vaktin girdigi yerde takdir olmaz!
‘Şafak kırmızılıktır, kırmızı şafak kaybolunca yatsı namazının vakti girer. İmsak vakti, beyazlığın ufuk üzerinde ilk görüldğü vakittir.‘ Nemâzın sahîh olması için, hem vaktinde kılmak ve hem [...]
Her belaya uğrayan kötü değildir, aksine…
İnsanlara bela, iki sebepten gelir. Ya işlediği günahlar yüzünden veya günahsız da olsa derecesinin yükselmesi için. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:(Küçük-büyük her musibet, affedilecek bir günah veya [...]
Ölmeden önce öleni Allah diriltir
Kim bu diinyanın perdelerinden ve karanlık vasıflanndan sıyrılarak iradi ölümü tadabilirse, Allah onu kendi yardımıyla tekrar diriltir. Kim bu diinyanın perdelerinden ve karanlık vasıflanndan sıyrılarak iradi [...]
Nefs, bir putmu? Nefsine boyun eğen, puta tapmış olurmu?
Bu arkadaşın böyle bir iddiası var: Kerem Önder “Nefs, bir puttur ve nefsine boyun eğen, puta tapmış olur!” / Kerem Önder” Nefs bir putsa ozaman her [...]
Mastürbasyon Yapmanın Hükmü – Porno izlemek günah mıdır?
Mastürbasyon her zaman haram değildir… Mastürbasyon Yapmanın Hükmü Mastürbasyon Yapmak Günah mı.? Müstehcen Filmlerin Zararları Porno izlemek günah mıdır? Ali Rıza Demircan Yani diyorki, izlemek dahil [...]
Günahtan kaçmak sevaptan önce gelir – Haramı Terk Etmek Farzdır
Günahtan Kaçınmak farzlardan Öncemi Gelir? Günahi terk etmek ibadet etmekten önceliklidir diye biliyorum. Bu eger dogruysa bunu mesela namaz acisindan nasil degerlendirmeliyiz. Namaz ibadetini terk etmekte [...]
Onlar, yaptıklarında bile bile ısrar etmezler
Yüce Rabbimiz, Kur’ân-ı Kerîm’de müminleri “Onlar çirkin bir şey yaptıkları veya kendilerine kötülük ettikleri zaman Allah’ı hatırlarlar da hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Zaten günahları Allah’tan başka [...]
İslamda sağlık ve can güvenliği önceliklidir
Islam hukukuna göre hayatta kalabilmek icin haramlar helal olur! İslam’da can güvenliği, “Zarurât-ı Hamse” (beş temel esas) içinde ilk sırada yer alan en dokunulmaz haktır. Haksız [...]
Kim ALLAH için Bir Haramı Terkederse, Allah daha hayırlısını verir
Ebu Katade ve Ebu’d-Dehma (r.a), Beytullah’a çokça sefer yaparlar, çok haccederlerdi. O ikisi şöyle anlattılar: Bir defasında çöl ehlinden bir kişinin yanına vardık. Ona: “Hiç Rasulullah [...]
Üzerime yüz kere yemin kefareti vacip olsun diyen kişi ne yapmalı?
Soru Detayı – Gençliğimde bir olay üzerine “şunu yaparsam üzerime yüz kere yemin kefareti vacip olsun” demiştim. Yemini bozdum. Günahtan nasıl kurtulabilirim? – Yemini ederken çokluk belirtmiştim. [...]
Kefaret orucu nasıl tutulur? Birden fazla oruç bozan kimseye kaç defa kefaret gerekir? Ramazan orucunu tutmamak kefaret gerektirir mi?
Cevap Değerli kardeşimiz, Ramazan ayında farz olan oruç tutulduğu için bu ayda kefaret orucu tutulmaz. Diğer ayların hepsinde kefaret orucu tutulabilir. Ramazan ayında, hiçbir özür yokken, [...]
Allah’ın kabul edeceği tövbe
Nisâ Suresi – 17-18 . Ayet Tefsiri Meal (Kur’an Yolu) ﴾17﴿ Allah’ın kabul edeceği tövbe, ancak bilmeden kötülük edip de sonra tez elden pişmanlık getirenlerin tövbesidir; [...]
Ahir Zamanda İyiler Kötü, Kötüler İyi Kabul Edilecektir
Ahir zaman alameti “İyiyi kötü, kötüyü iyi kabul ettiğiniz bir zamanda haliniz ne olur?” (hadis) At izinin it izine karıştığı bir dönemde şu aşağdaki ayeti uygulamaz, [...]
Favori Kitap Siteleri
https://kitapdunyasi.eu https://www.deinbuchshop.de/
Nefsimizi namaza alıştırmak için namazın sadece farzını kılıp sünnetleri terketmek günahmı?
Hiç namaz kılmayan biri kendini namaza alıştırmak için farzlar ile başlarsa bu tabiki hic kılmamaktan iyidir. Sünnetleride kılsa daha iyi olur ama önemli olan farzdır ve [...]
Sarhoşken namaz kılınabilir mi? İçki Nasıl Kaldırıldı? Tedriç metodu nedir?
Öncelikle belirtmek gerekir ki, alkollü içki ve uyuşturucu kullanmak haramdır. Bu sebeple bir Müslümanın alkollü içki içmesi ve uyuşturucu kullanması düşünülemez. Ancak her nasılsa bu haramı [...]
Günah İşlediğimizde Hemen Yazılır mı?
İşlediğimiz sevaplar hemen yazılıyor ama işlediğimiz günahları hemen Kirâmen Kâtibîn melekleri akşama kadar belki tövbe eder diye yazmayıp geciktiriyorlar. Çünkü yazılan bir günah tövbe ile silinse de orada [...]