Soru Detayı
Imam Gazali “Dilin Afetleri ve Lanet” konusu açıklanan bir eserinde şunları yazıyor:
“Lanet,” ‘Allah kâfiri, lanetin sebebi olan küfür üzerinde sabit kılsın.’ demek gibidir. Böyle demek –Allah korusun– küfrü istemektir. Küfrü istemek de haddi zatında küfürdür… …belli şahıslara lânet okumakta büyük tehlike vardır. Çünkü belli şahısların durumu durmadan değişmektedir. Ancak sonunda lânete layık olacağı Hz. Peygambere bildirilen şahıs olursa durum değişir. Çünkü küfür üzere öleceği bilinen bir kimse için lânet okumak caizdir. Bu sırra binaen Hz. Peygamber (asm) birtakım kimseleri lânetlemiştir…”
İmam Gazali’nin bu açıklamasına bakınca, Peygamberimiz (asm)’in bazı kötü amelleri isleyenlere lanet etmesinin sebebini anlamakta zorlanıyorum. Yani mesela:
– Kadın elbisesi giyen erkeğe, erkek elbisesi giyen kadına lanet olsun! (Hakim)
– Rüşvet alıp verenlere Allah lanet etsin!(İbni Mace)
– Eshabıma sövenlere Allah lanet etsin!.. (Hakim)
– Zekat vermeyenlere Allah lanet etsin!.. (Nesai)
– Halkın işlerini üstlenip de onlara güçlük çıkarana lanet olsun! (Ebu Avane)
– Hanımını anasından üstün tutana lanet olsun! (Şir’a)
– Sadaka vermeye engel olana lanet olsun. (İsfehani)
– Rahmet-i İlahiden ümit kestirip dinden nefret ettirenlere lanet olsun!(Şir’a)
– Bid’atler çıkınca âlim ilmini açığa çıkarsın! İlmini açıklamayana lanet olsun! (Deylemi)
– Faiz alana da verene de lanet olsun! (Müslim)
– Vücuduna dövme yapana, yaptırana, faiz alıp verene lanet olsun.(Buhari)
– Ana ile evladın, kardeşle kardeşin arasını açana lanet olsun. (İbni Mace)
– Kızını fâsık bir kimse ile evlendirene, lanet olsun. (Şir’a)
– Ölü için ağlayana da onu dinleyene de lanet olsun. (Ebu Davud)
– Bu gibi hadislerde ifade edilen amellerde bulunanların küfür üzere ölmesi tehlikesi yok mu?
– Böyle lanetlik bir amelde bulunanın, Allah’ın lanetine uğrayacağı kesin mi; kurtuluş yolu var mı?
Cevap
Değerli kardeşimiz,
“Dilin afetleri ve lanet” diye tercüme edilen unvan, İmam Gazali’nin İhyau’l-Ulum adlı eserinde yer alan “Dilin Afetleri” kitabının “Dilin sekizinci afeti” unvanını taşıyan bir alt bölümün adıdır. (bk. İhyau’l-Uluma, 3/119)
İmam Gazali’nin de orada açıkça belirttiği üzere, bu konuyu şöyle özetlemek mümkündür:
Laneti gerektiren sıfatlar üçtür:
1. Küfür / inkar. 2. Bid’at. 3. Fısk.
Bu sıfatların her birinde lanetin üç mertebesi vardır:
Birinci mertebe: Genel bir özellikten dolayı lanet etmektir. “Allah’ın laneti, kâfirlerin, bidatçıların ve fasıkların üzerine olsun.” denmesi gibi…
İkinci mertebe: Daha özel vasıflarla lânet etmektir. “Allah’ın laneti, Yahudiler, Hristiyanlar, Mecusiler, Kaderîler, Hâriciler, Râfıziler veya zina edenler, zâlimler ve faizciler üzerine olsun.” denmesi gibi… Bütün bunlar caizdir. Fakat bidatçıların vasıflarına lanet etmekte tehlike vardır. Çünkü bidatın -kesin olarak- bilinmesi zordur. Onun hakkında peygamberden nakledilen bir beyan/açıklama söz konusu olmamıştır. Bu bakımdan bu kısım lanetten avamın çekinmesi uygun olur. Çünkü böyle bir lanet okuma, benzerleri ile muaraza etmeyi teşvik eder. Bu ise, halk arasında tartışmaların olmasına ve fitne-fesadın doğmasına sebep olur.
Üçüncü mertebe: Belli bir şahsa lanet okumaktır. Bu tür lanet okumada tehlike vardır. Mesela “Allah’ın laneti Zeyd’in üzerine olsun! O kâfirdir veya fâsık veya bid’atçıdır.” demek gibi…
Bu konuyu şöyle özetlemek mümkündür:
Şer’an / İslam’da lanet edildiği sabit olan kimselere lanet okumak caizdir. “Allah, Firavun’a, Ebû Cehil’e lanet etsin.” demek gibi… Çünkü bu kimseler küfür üzerinde ölmüşler ve bu durum şer’an da bilinmektedir.
Ancak, bizim zamanımızda (Hz. Peygamberin vefatından sonra) belli bir şahsa -örneğin Yahudilik vasfından ötürü- lanet okumak tehlikelidir. Çünkü bu şahsın yahudilikten dönüp Müslüman olma ve Allah nezdinde Müslüman olarak ölme ihtimali vardır. O halde onun mel’un olduğuna nasıl hükmedilebilir?
Soruda “lanetle anıldığı” ifade edilenlerin hepsinde, lanet okumanın ikinci mertebesinde belirtilen hususi vasıflar söz konusudur. Bu vasıfların melun olması demek, Allah’ın bunları hoş görmediği rahmetinden uzaklaştırdığı, rahmetin kapsamı alnına almadığı vasıflardır.
Bunların böyle olduğu açıktır. Zira, Allah’ın yasakladığı her şey onun hoşnut olmadığı şeylerdir. Rahmeti ve rızası ise, hoşlandığı şeyleri kapsar. O halde, söz konusu hadis rivayetlerinde yer alan vasıfların hepsi, yasaklar listesinde yer alan hususlardır.
İslam’da bir vasfın melun olması, Allah’ın rahmetinden uzak bir konuma sahip olması, o vasıfların cennetlikleri değil, cehennemliklerin vasfı olduğu anlamına gelir. Yani, herhangi bir kimse bu kötü vasıflara sahip olduğu için cennete girmez. Ama bu vasıflara biçilen değer, o vasıfları taşıyan şahıslar için her zaman geçerli olduğu anlamına gelmez. Çünkü;
a. İslam’da tövbe kapısı her zaman açıktır. Tövbe ederek bu vasıflarından vazgeçen kimsenin artık cennet yoluna girdiği kabul edilir.
b. Her kâfirin bütün sıfatlarının her zaman kâfir olması gerekmediği gibi, her müminin de bütün sıfatlarının her zaman mümin olması vaki değildir. Nitekim bir kâfir, imanın bir özelliği olan doğruluğu-dürüstlüğü takip edebilir. Keza, Bir mümin de, küfrün bir özelliği olan yalancılığı-aldatmacılığı yapabilir. İslam’da asıl servet olan iman veya küfür vasfına bakılır. Geriye kalan olumlu-olumsuz- değerler ise, bu asıl serveti pekiştirebilir, fakat onları tamamen devre dışı bırakamaz.
Buna göre, asıl serveti olan imana sahip bir kimsenin iyi tarafı, kötü vasıflarına galip gelirse o kişi cennetliktir. Bu husus Karia suresinde açıkça bildirilmiştir.
c. İmanla kabre giren bir kimsenin affedilmesi her zaman ihtimal dahilindedir. Çünkü Kur’an’da “şirkin dışında her günahın affedilebileceğine” dair Allah’ın açık beyanı vardır.
Buna göre, hadislerde lanetlenmiş olan vasıfların kimliği bakımından melun bir hüviyete sahip olması, onların hiç bir surette affa dahil olmayacağı anlamına gelmez.
Güncel bir ifadeyle; bu melun vasıfları taşıyan kimseler, her zaman pişmanlık yasasından yararlanabilir veya -şartlarına uygun olarak- genel af kapsamına girebilirler.
Ancak böyle de olsa bu vasıfları, bu suçların iyi şeyler olduğunu elbette söyleyemeyiz. Bunlar özelliği itibariyle cehenneme sürükleyen kaydırıcı taşlardır. İşte hadislerde onların bu vasıflarına dikkat çekilmiştir.
Teftazani, Peygamberimizin (asm) faiz yiyenleri, hırsızlık yapanları, malının zekatını vermeyenleri, içki imal edenleri, içenleri, rüşvet verip alanları, Müslümanları aldatanları, kadın elbisesi giyen erkeği, erkek elbisesi giyen kadınları… lanetlemesini, “hakiki manada lanet olmayıp asıl maksat, bu fiillerin kötülüğünü bildirip insanları onlardan sakındırmaktır” şeklinde açıklar. (İbni Hacer el-Heytemi, ez-Zevacir, 2:6:-61)
Selam ve dua ile…
Sorularla İslamiyet
Deutsch
Kur’an-ı Kerim sureleri günümüzde neden nüzul sırasına göre sıralanmamıştır; günümüzdeki sıralama neye göre yapılmıştır?
Kur’an-ı Kerim’in iniş (nüzul) sırasına göre değil de günümüzdeki tertibiyle (Mushaf sırası) kitaplaşması, vahiylerin kronolojik bir tarihçe değil, ilahi hikmet, konu bütünlüğü ve konu odaklı bir [...]
Bir mürşide intisap etmeden kendimize göre zikir çekebilir miyiz?
Tek başına zikir çekmek İslamiyet’te caizdir ve oldukça faziletli bir ibadettir . Kur’an-ı Kerim’de Allah’ı ayaktayken, otururken veya yatarken zikredenler övülmüştür, bu da zikrin her an [...]
Kaza namazı hangi vakitlerde kılınabilir, belli bir vakti var mıdır?
En doğrusu ve en kurtarıcısı, namazın borcundan kurtulmaktır. Üç kerahet vakti dışında nerede ve ne zaman olursa olsun, bir vakit, bir günlük gibi ayrıntılara girmeden kaza [...]
Peygamberimiz’in bazı kötü amelleri işleyenlere lanet etmesi ne anlama geliyor?
Soru Detayı Imam Gazali “Dilin Afetleri ve Lanet” konusu açıklanan bir eserinde şunları yazıyor: “Lanet,” ‘Allah kâfiri, lanetin sebebi olan küfür üzerinde sabit kılsın.’ demek gibidir. [...]
İrademize yenik düşüp nefsimizin hevasına uyarak günah işlediğimizde kuranda ve hadislerde belirtilen “Hevasını ilâh edinen” lerden olup şirk suçumu işlemiş oluyoruz?
Soru Detayı: Günah nefsine yenik düsüp hevasına/tutkularına boyun eğmektir! Günahin manasi budur ve her mümin günah isleyebilir,bu ehli-sünnet ölcülerine göre sabittir! ben böyle biliyorum. Fakat Kuranda [...]
“HEPSİ BENİM”… Hayra vesile olan o hayrın sahibimidir? O hayırdan menfaatlanma hakkına sahibmidir?
Soru: Hayra vesile olan o hayrın sahibimidir? O hayırdan menfaatlanma hakkına sahibmidir? 2 kisi 15 yil önce bir isyeri acti, kimin patron oldugu belirlenmedi, sözlesmeye göre [...]
Gerçek fedakârlık; bugün neyi Allah için verebildiğimizle ölçülür !
İnsan bazen büyük sözler söyler… Ama mesele söz değil, yaşadığımız hayattır. Gerçek fedakârlık; bugün neyi Allah için verebildiğimizle ölçülür. Uykumuzdan, vaktimizden, paramızdan… Neyi feda edebiliyoruz? Çünkü [...]
Üzerinde çok fazla kaza namazı borcu olanlar hergün bir günlük kaza namazı yerine yarım günlük kılabilirmi?
Azda olsa, önemli olan devamlılıktır ! Tüm ehli-sünnet mezhepleri kaza namazı olanların geçmiş namazlarını bir an önce kaza etmelerinin (kılmalarının) esas olduğunu, mazeretsiz olarak namazı kasten [...]
Kur’an ve Sünnet Işığında Cariyeler ve Sömürülen Cinsellikleri
İslam’da Kölelik ve Cariyelik – Ali Rıza DEMİRCAN Kitabın özeti: Kurduğu Savaş Esirliği Sistemi ile gücü kırılan ve stratejik hedefleri tahrip edilen düşmandan esir alınmasını onaylayan [...]
Pornografi Bağımlılığı Kendiliğinden Geçmeyecek
‘Allah’ım sükunet bulacağım eşim yokken cinsel arzularımın şiddetlenmesinden sana sığınırım.’(Ebu’d-Derda r.a) İstenmeyen cinsel davranışlarla mücadele edenlerin yaptıkları genel hatalardan biri bu davranışları herkesten gizlemek ve bu [...]
Yatsı namazının vakti ne zamandır? İmsak vakti ne zaman girer? Vaktin girdigi yerde takdir olmaz!
‘Şafak kırmızılıktır, kırmızı şafak kaybolunca yatsı namazının vakti girer. İmsak vakti, beyazlığın ufuk üzerinde ilk görüldğü vakittir.‘ Nemâzın sahîh olması için, hem vaktinde kılmak ve hem [...]
Her belaya uğrayan kötü değildir, aksine…
İnsanlara bela, iki sebepten gelir. Ya işlediği günahlar yüzünden veya günahsız da olsa derecesinin yükselmesi için. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:(Küçük-büyük her musibet, affedilecek bir günah veya [...]
Ölmeden önce öleni Allah diriltir
Kim bu diinyanın perdelerinden ve karanlık vasıflanndan sıyrılarak iradi ölümü tadabilirse, Allah onu kendi yardımıyla tekrar diriltir. Kim bu diinyanın perdelerinden ve karanlık vasıflanndan sıyrılarak iradi [...]
Nefs, bir putmu? Nefsine boyun eğen, puta tapmış olurmu?
Bu arkadaşın böyle bir iddiası var: Kerem Önder “Nefs, bir puttur ve nefsine boyun eğen, puta tapmış olur!” / Kerem Önder” Nefs bir putsa ozaman her [...]
Mastürbasyon Yapmanın Hükmü – Porno izlemek günah mıdır?
Mastürbasyon her zaman haram değildir… Mastürbasyon Yapmanın Hükmü Mastürbasyon Yapmak Günah mı.? Müstehcen Filmlerin Zararları Porno izlemek günah mıdır? Ali Rıza Demircan Yani diyorki, izlemek dahil [...]
Günahtan kaçmak sevaptan önce gelir – Haramı Terk Etmek Farzdır
Günahtan Kaçınmak farzlardan Öncemi Gelir? Günahi terk etmek ibadet etmekten önceliklidir diye biliyorum. Bu eger dogruysa bunu mesela namaz acisindan nasil degerlendirmeliyiz. Namaz ibadetini terk etmekte [...]
Onlar, yaptıklarında bile bile ısrar etmezler
Yüce Rabbimiz, Kur’ân-ı Kerîm’de müminleri “Onlar çirkin bir şey yaptıkları veya kendilerine kötülük ettikleri zaman Allah’ı hatırlarlar da hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Zaten günahları Allah’tan başka [...]
İslamda sağlık ve can güvenliği önceliklidir
Islam hukukuna göre hayatta kalabilmek icin haramlar helal olur! İslam’da can güvenliği, “Zarurât-ı Hamse” (beş temel esas) içinde ilk sırada yer alan en dokunulmaz haktır. Haksız [...]
Kim ALLAH için Bir Haramı Terkederse, Allah daha hayırlısını verir
Ebu Katade ve Ebu’d-Dehma (r.a), Beytullah’a çokça sefer yaparlar, çok haccederlerdi. O ikisi şöyle anlattılar: Bir defasında çöl ehlinden bir kişinin yanına vardık. Ona: “Hiç Rasulullah [...]
Üzerime yüz kere yemin kefareti vacip olsun diyen kişi ne yapmalı?
Soru Detayı – Gençliğimde bir olay üzerine “şunu yaparsam üzerime yüz kere yemin kefareti vacip olsun” demiştim. Yemini bozdum. Günahtan nasıl kurtulabilirim? – Yemini ederken çokluk belirtmiştim. [...]
Kefaret orucu nasıl tutulur? Birden fazla oruç bozan kimseye kaç defa kefaret gerekir? Ramazan orucunu tutmamak kefaret gerektirir mi?
Cevap Değerli kardeşimiz, Ramazan ayında farz olan oruç tutulduğu için bu ayda kefaret orucu tutulmaz. Diğer ayların hepsinde kefaret orucu tutulabilir. Ramazan ayında, hiçbir özür yokken, [...]
Allah’ın kabul edeceği tövbe
Nisâ Suresi – 17-18 . Ayet Tefsiri Meal (Kur’an Yolu) ﴾17﴿ Allah’ın kabul edeceği tövbe, ancak bilmeden kötülük edip de sonra tez elden pişmanlık getirenlerin tövbesidir; [...]
Ahir Zamanda İyiler Kötü, Kötüler İyi Kabul Edilecektir
Ahir zaman alameti “İyiyi kötü, kötüyü iyi kabul ettiğiniz bir zamanda haliniz ne olur?” (hadis) At izinin it izine karıştığı bir dönemde şu aşağdaki ayeti uygulamaz, [...]
Favori Kitap Siteleri
https://kitapdunyasi.eu https://www.deinbuchshop.de/
Nefsimizi namaza alıştırmak için namazın sadece farzını kılıp sünnetleri terketmek günahmı?
Hiç namaz kılmayan biri kendini namaza alıştırmak için farzlar ile başlarsa bu tabiki hic kılmamaktan iyidir. Sünnetleride kılsa daha iyi olur ama önemli olan farzdır ve [...]
Sarhoşken namaz kılınabilir mi? İçki Nasıl Kaldırıldı? Tedriç metodu nedir?
Öncelikle belirtmek gerekir ki, alkollü içki ve uyuşturucu kullanmak haramdır. Bu sebeple bir Müslümanın alkollü içki içmesi ve uyuşturucu kullanması düşünülemez. Ancak her nasılsa bu haramı [...]
Günah İşlediğimizde Hemen Yazılır mı?
İşlediğimiz sevaplar hemen yazılıyor ama işlediğimiz günahları hemen Kirâmen Kâtibîn melekleri akşama kadar belki tövbe eder diye yazmayıp geciktiriyorlar. Çünkü yazılan bir günah tövbe ile silinse de orada [...]
Barış esastır !
İlahiyatçı yazar Ahmet Kurucan’ın kaleme aldığı ve Süreyya Yayınları tarafından yayımlanan ‘Barış Esastır’ isimli kitap raflarda yerini aldı. Kitabın ortaya çıkış sebebi ise 2018 Nisan ayında [...]
Bazı ameller vardır ki, sevabı öldükten sonra da devam eder
Ebû Hüreyre demiştir ki: Resûlullah (asm) (şöyle) buyurmuştur:“İnsan öldüğü zaman (bütün) amel(ler)i kendisinden kesilir. Ancak üç şey müstesna; sadaka-i cariye, faydalanılan ilim ve kendisine dua eden [...]
Sürekli yürümeyen sürekli sürünmeye mahkum olur!…
İman ve İslam adına meydana gelen durağanlıklar insanların hazan vurmuş yapraklar gibi savrulup gitmelerine sebebiyet vermektedirler. Ülfet ve ünsiyetlerin etkisiyle meydana gelen körlükler de durağanlıklara yol [...]